Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mektubat-ý Rabbani'den Tasavvufun Maksadý
#1
Tasavvufun Maksadý

Tasavvuf yoluna girmekten maksat, dinimizin inanýlmasýný emrettiði hususlara inancý artýrmak, güçlendirip pekiþtirmektir. Tasavvuf yoluna girmekle, delillere dayalý olan iman yakînen bilinir, hissedilir hale gelir. Topluca kabul ettiðimiz inanç esaslarýnýn ayrýntýlarý da anlaþýlmaya baþlanýr.

Mesela, Allah Tealâ ve Tekaddes Hazretleri’nin varlýðý ve birliði, önce delillere dayanarak veya baþkalarýndan duyulaný kabul ederek bilinir ve bu kadarýyla bir yakîn oluþur. Tasavvuf yoluna girildiðinde ise, delile dayalý olan veya taklit yoluyla kazanýlan bu iman keþfe ve müþahedeye dayalý imana dönüþür. Allah’ýn varlýðýna ve birliðine iman en mükemmel biçimde, þüpheye yer býrakmayan kesin ve doyurucu bir þekilde elde edilmiþ olur. Diðer inanç esaslarýný da buna göre deðerlendirebilirsin.

Tasavvufun bir baþka maksadý da, dinin çizdiði sýnýrlara severek ve içtenlikle baðlý kalmayý saðlamak, nefs-i emmarenin çýkardýðý zorluklarý ortadan kaldýrmaktýr.

Bu fakirin kesin inancý þudur: Tasavvuf yolu dinin hizmetçisidir, asla dinin esaslarýna ters düþmez. Ben bu konuyu kitaplarýmda ve risalelerimde geniþ biçimde açýkladým. Bu gayeyi gerçekleþtirebilmek için, tasavvuf yollarý içinde en uygun ve yerinde olaný ise Nakþibendîlerin yoludur. Çünkü bu yolun büyükleri Sünnet’e baðlý kalmayý ve bid’atlerden kaçýnmayý deðiþmez bir ilke edinmiþlerdir.

Bu sebepledir ki herhangi bir þekilde bir manevi hal ortaya çýkmasa da, Sünnet’e baðlý olmayý büyük bir nimet olarak görüp sevinirler. Sünnet’e baðlýlýkta bir eksiklik gördüklerinde ise birtakým haller ortaya çýksa da buna hiç deðer vermezler.

Ýyilerle Birlikte Olmak

Aziz dostum! En iyi nasihat, dindar kimselerle, dinin esaslarýna baðlý insanlarla oturup kalkmak, hep onlarla beraber olmayý tavsiye etmektir. Dindarlýk, dinin emirlerine baðlýlýk ise Ehl-i Sünnet yolu üzere olmaktýr. Yollar arasýnda kurtuluþa erecek olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolunda olanlardýr.

Büyüklerin yolu budur. Bu yolda gitmeyenlerin kurtuluþa ermeleri imkânsýz, o büyüklerin görüþlerini kabul etmeksizin felah bulmalarý muhaldir. Ayet ve hadisler, aklýn ortaya koyduðu deliller, keþfe dayalý bilgiler hep bu gerçeði doðrulamaktadýr. Bunun aksini düþünmek mümkün deðildir.

Büyüklerin yolundan, Sýrat-ý Müstakim’den bir arpa boyu ayrýlan kimseyle oturup kalkmanýn öldürücü bir zehir olduðunu herkes bilmelidir. Bunlarla oturup kalkmak yýlanlarla arkadaþlýk yapmaya benzer. Dinî duyarlýlýðý olmayan ilim talebeleri, hangi kesimden olurlarsa olsunlar, din soyguncularýdýr. Onlarla arkadaþlýk yapmaktan þiddetle kaçýnmak gerekir. Bilesin ki, dinimizin baþýna gelen bütün fitne ve fesadýn yegâne sebebi, üç kuruþluk dünya için ahiretlerini heba eden bu kimselerin uðursuzluklarýdýr.

Yolun Büyüðü

Nakþibendî þeyhlerinin büyüklerinin huzur halleri süreklidir. Gelip geçici huzur halinin onlarýn yanýnda bir kýymeti yoktur. Bu sebeple Nakþibendî büyüklerinin kemâli ve nisbeti bütün kemâl ve nisbetlerin üstündedir. Bu husus bizzat bu yolun büyükleri tarafýndan ifade edilmiþtir.

Bu yolda, “son mertebenin ilk mertebeye indirilmesi” önemli bir özelliktir. Buna “sonucun baþa konulmasý” derler. Bu konudaki önderleri Rasulullah s.a.v.’in saha-besidir. Sahabe-i kiram, Sevgili Peygamberimiz’le olan ilk sohbetlerinde son mertebede ele geçecek olan üstünlüklere eriþtiler. Bu da, son merhalenin ilk merhaleye indirilmesinden kaynaklanmaktadýr.

Sevgili Peygamberimiz’in velayeti bütün peygamberlerin velayetinden üstün olduðu gibi, Nakþî büyüklerinin velayeti de bütün evliyanýn velayetinden üstündür. Nasýl olmasýn ki; onlarýn velayeti Sýddýk-ý Ekber’e dayanýr. Evet, büyük þeyhlerden bazýlarý da bu nisbete eriþmiþlerdir. Fakat bu da Sýddýk-i Ekber’den iktibasla olmuþtur.

Bu yüce Nakþibendî yolunun üstünlüklerinden söz etmemiz taliplileri bu yola teþvik etmek içindir. Yoksa ben kim, onun üstünlüklerinden söz etmek kim!

Ýbadette Öncelik

Kardeþim! Bir hadis-i þerifte Rasul-i Ekrem s.a.v. þöyle buyurur:
“Allah Tealâ’nýn bir kuldan yüz çevirdiðinin iþareti, o kiþinin kendisini ilgilendirmeyen iþlerle meþgul olmasýdýr.” (Beyhakî, ez-Zühd; Ebu Nuaym, Hilye; Ýbn Abdülber, et-Temhîd)

Bir farzý yerine getirmeyi býrakarak nafileyle meþgul olmak mâlâyanî ile, yani lüzumsuz bir iþle uðraþmak sayýlýr. Hatta bazen nafile ibadetler yapýlýrken nice sakýncalý durumlara düþülmekte veya farzlar ihmal edilmektedir. Bu yüzden herkesin durumunu ciddi bir biçimde gözden geçirip deðerlendirmesi gerekir.

Akýllý olana bir iþaret bile yeter!

Velilerin Kerametleri

Allah Tealâ’nýn veli kullarýnýn kerametleri haktýr. Onlarýn olaðanüstü iþleri gayet çok olduðundan, keramet sahibi olmak velilerin devam edegelen adeti haline gelmiþtir. Bu kerametleri inkâr eden kimse hem herkesin kabul ettiði ilmi, hem de zorunlu ilmi inkâr etmektedir.

Kerametlerle peygamberlerin mucizelerinin birbirine karýþtýrýlmamasý gerekir. Zira peygamberlerin mucizeleri nübüvvetten, velilerin kerameti ise nübüvvete baðlýlýktan kaynaklanýr. Velilerin nübüvvet iddiasý olmadýðý gibi, peygamberlere baðlýlýklarýný kabul edip, ikrar ederler. Böyle olunca da inkârcýlarýn iddia ettiði gibi aralarýnda bir karýþma ihtimali yoktur.

(alýntýdýr)
[SIGPIC][/SIGPIC]

Uzaklari sana yakin edicektim sozum yuregime yara oldu
Bu yarayi hergun kanaticam hergunumde umut oldu
Reply


Possibly Related Threads...
Thread Author Replies Views Last Post
  26.Mektub. mm- Rabbn theteknik 0 1,047 03.04.11, 02:34:36
Last Post: theteknik
  27.Mektub mm- Rabbn theteknik 0 680 03.04.11, 02:34:21
Last Post: theteknik
  28.Mektub mm- Rabbn theteknik 0 782 03.04.11, 02:34:09
Last Post: theteknik
  30.Mektub mm- Rabbn theteknik 1 737 03.04.11, 02:33:59
Last Post: theteknik
  32.Mektub mm- Rabbn theteknik 0 707 03.04.11, 02:33:36
Last Post: theteknik



Users browsing this thread: 1 Guest(s)