Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kuranda Hidayet
#1
Hidayet, lügatte lütuf ile yol göstermek, rehberlik yapmak demektir.1 Hidayet aynı zamanda hakkı hak bilmek ve ona uymak, batılı da batıl bilip ondan kaçınmak demektir. Kur'an'da yüzden fazla ayette hidayet ve hidayet ile ilgili kavramlar ve kelimeler zikredilmektedir. Kur'an'da hidayet kavramını incelemek çok uzun bir çalışmayı ve zamanı gerektirir. Biz bu yüzden Kur'an-ı Kerim'de hidayet ile ilgili bazı ayetlerin tefsirlerini inceleyerek hidayetin ne olduğunu Allah'ın hidayet vermesi ve dalalete düşürmesinin ne anlama geldiğini anlamaya çalışacağız.

A. "İhdina" Kelimesi Tefsirlerine Göre Hidayet

Kur'an-ı Kerim'de, Fatiha suresi 6. ayet-i kerimede, "İhdina's-Sırata'l-Müstakîm" buyruluyor. Bu ayette zikredilen "ihdina" fiili, "hidayet ver, rehberlik et, yol göster" manalarına geliyor. Tefsirlerde hidayet kavramı bu ayetin izahlarında ele alınıyor. Bu yüzden biz de bazı tefsirlerimizin bu konuya yaklaşımına temas etmek istiyoruz.

Taberi, tefsirinde "ihdinassıratelmüstakim" ayetini, İbn-i Abbas'a dayandırarak, "Bizi sırat-ı müstakimde sabit kalmaya muvaffak kıl, bize hidayete götüren yolu ilham et" şeklinde tefsir ediyor. Ona göre hidayet, tevfik anlamına geliyor. "Allah zalim kavmi hidayete eriştirmez" ayetinin anlamı, "Onları hidayete muvaffak kılmaz" demektir. Ona göre "ihdina" cümlesini, "hidayetimizi artır" şeklinde tefsir edenler de bulunmaktadır. Taberi bu ve benzeri rivayetleri naklettikten sonra kendisinin, bu ayeti "Geçmişte kendilerine nimet verilen kullarını muvaffak kıldığın gibi söz ve davranış olarak razı olduğun şeyler üzere sabit olmaya bizi muvaffak kıl" şeklinde tefsir etmeyi tercih ettiğini ifade ediyor. Çünkü Allah peygamberleri, sıddikleri, şehidleri İslam'ı, peygamberleri ve kitapları tasdik etmeye, Allah'ın emirlerini yapmaya muvaffak kılmıştır. İşte bu da hidayettir. Yani hem iman esaslarını tasdik etmek, hem de Allah'ın emirlerini yapıp yasaklarından kaçınmak hidayet anlamına gelmektedir.2

Fahreddin Razi, ayetteki "ihdina" ifadesinin hidayet talep etmek olduğunu beyan ediyor. Ona göre hidayetin elde edilmesi iki yolla meydana gelebilir: Bunlardan birincisi, delil ve hüccet ile marifet istemektir. İkinci yol da, batını tasfiye etmek, temizlemek ve riyazettir. Allah'ı tanıma, istidlal yolları ise sınırsızdır. Kainatta bulunan her bir zerre onun kemaline, izzetine ve celaline işaret ediyor. Her bir zerrede Allah'a şahitlik eden deliller vardır.3

Zemahşeri, "İhdina"nın hidayet talep etmek olduğunu, bunun da, hidayete erenler için "daha fazla hidayet talebi" olduğunu, bir de "bizi sabit kıl" anlamına geldiğini bildiriyor. Ona göre bu bir dua cümlesidir. Dua cümlesi ile emir cümlesi aynıdır. Çünkü her ikisi de taleptir.4

Beydavi, hidayetin lütufla hayır, iyilik hususunda yol göstermek olduğunu zikrediyor. Ona göre Allah'ın hidayeti çeşitli şekillerde olabilmektedir. Bunlardan birincisi, Allah'ın insana onu maslalahatlarını anlamasına sebep olacak akıl kuvvesi gibi kuvveler, batıni ve zahiri duygular vermesidir.

İkincisi, hak ile batıl arasında, salah ve fesad arasındaki ayırıcı delilleri insanın aklının önüne sermesidir. "Ona iki yolu gösterdik."5 ve "biz onlara hak ile batılı gösterdik, onlar da körlüğü hidayetin üzerine tercih ettiler"6 ayetleri bunun delilini oluşturuyor.

Üçüncüsü, resuller göndermesi ve kitaplar indirmesi ile yol göstermesi, hidayet etmesidir. "Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik."7 ve "şüphesiz ki bu Kur'an, en doğru yola iletir"8 ayetleri de bunun delilini oluşturuyor.

Dördüncüsü, kalplerde sırların keşfolmasıdır. Vahiy, ilham ve sadık rüyada olduğu gibi Allah'ın insana bazı şeylerin hakikatlerini göstermesidir. Peygamberler ve evliyaların hidayeti bu şekilde olmaktadır. "Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza hidayet edeceğiz"9 ayeti de bunun delilini teşkil ediyor. Beyzavi'ye göre ihdina'daki hidayet, daha fazla hidayet talebinde bulunmak, hidayet üzerine sebat ya da mertebeler kat'etmeyi istemektir.10

Said Nursi ise, buradaki ihdina'nın hidayettten müştak olduğuna dikkat çektikten sonra, bunun çeşitli anlamlara geldiğini bildiriyor. Bir grup insana göre "Bize sebat ver", bir grup insana göre "Bizdekini artır", diğer taifeye göre, "Bize tevfik ver" anlamına geldiğine işaret ediyor. Ona göre, "Allah her şeyi yarattı ve hidayet etti" ayetindeki "heda" kavramı zahiri ve batıni duyguları vermekle hidayet ihsan etti anlamına gelir. Sonra Allah, afaki ve enfüsi delilleri serdetmekle de hidayet etmiştir, yol göstermiştir. Sonra da hakkın üzerindeki perdenin kaldırılmasıyla da en azam olan hidayeti nasip etmiştir. Bu sayede hak hak olarak, batıl da batıl olarak tezahür etmiştir.11

B. "Huden" İfadesi Çerçevesinde Hidayet

Zemahşeri'ye göre Bakara suresi ikinci ayetteki "hüden" ifadesi, delalet, yani yol göstermek, rehberlik yapmaktır. Bu da amaca ulaştıran bir rehberlik manasını ifade ediyor. Ona göre "hüden", "hadi" anlamına da geliyor. Hadi de yol gösterici demektir.12

Buradaki "hüden" tabirini Razi de, Zemahşeri gibi "delalet" yani yol göstermek, rehberlik etmek anlamında kullanıyor. Bu, "amaca ulaştıran bir rehberlik" anlamını ifade ediyor. Ona göre "hüden" kelimesinin zıddı, "idlal"dır. Yani saptırmaktır. O halde "hüden" de, yol göstermek anlamına gelmektedir.13

Beydavi, "hüden" kelimesinin delalet olduğunu tekrar ettikten sonra, hidayetin hem kâfir hem de mümin için olabileceğini, fakat ancak müttakilerin Kur'an'dan yararlanabileceğini ifade ediyor. Bu itibarla, Kur'an başka ayetlerde de bildirildiği gibi, bütün insanlar için bir hidayet rehberidir. Fakat Beydavi, ancak aklını; ayetleri tefekkür, mucizeleri düşünme, peygamberleri tanıma yolunda kullanan insanların Kur'an'dan yararlanabileceğini bildiriyor. Uygun gıdalardan istifade etmek, ancak sağlıklı bir insan için mümkündür. Kur'an'dan istifade etmek için de mümin olmak gerekir. Bir ayette, Kur'an'ın müminler için bir şifa olduğu beyan edilmektedir.14 Kur'an'dan istifade edip iyilikleri yapıp kötülüklerden uzaklaşmak da kulluk görevini yerine getirmek anlamında gerçek hidayete ermeyi ifade eder ki, bunun da başlangıcı iman esaslarını kalben tasdik etmektir.

Said Nursi ise, ayeti, "Doğru yola irşad ediyor. Muttakilere doğru yolu gösteriyor." şeklinde yorumluyor. Ona göre ismi fail olan "hadi" yerine, mastar olan "hüden" kullanılması hidayet nurunun cisimleştiğine ve hidayetin Kur'an'ın kendisi olduğuna delalet ediyor. Burada müttakiler için bir hidayet olduğunun söylenmesi, hidayetin meyvesini ve tesirini göstermek içindir.15 Bu konudaki bazı yorumlar da hidayetin takvayı netice vereceğini, takvanın da hidayeti artıracağını ifade ediyor.16
Reply


Possibly Related Threads...
Thread Author Replies Views Last Post
  Kuranda depremin verdiği haberler KoLiK 0 1,480 24.04.11, 05:02:00
Last Post: KoLiK
  Kuranda savaş KoLiK 0 1,164 24.04.11, 04:58:15
Last Post: KoLiK
  Hidayet Etme Ve Saptırma Allah'ın Dilemesiyledir KoLiK 0 413 24.04.11, 04:53:20
Last Post: KoLiK
  Kuranda verid damari KoLiK 0 527 24.04.11, 04:52:51
Last Post: KoLiK
  Kur'anı azimüşşan İnanlar için bir hidayet ve şifadır. KoLiK 0 403 24.04.11, 04:46:56
Last Post: KoLiK



Users browsing this thread: 1 Guest(s)