Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kiyam
#1
Kýyam

Kýyamýn Düþmesi

Hastalarýn Kýyamý

Nakil Vasýtalarýnda Kýyam

Kýyamda Þafiilerin Farklýlýklarý

KIYAM

Bir rükün olan kýyam; namazda ayakta durmaktýr. Farz ve vacip namazlarýn ayakta kýlýnmasý farzdýr. Bundan dolayý gücü yeten kimsenin oturarak kýlacaðý farz ve vacip namazlar caiz olmaz. Rükünler farz olduðundan onlara riayet etmek icap eder. Hanefilere göre eller uzatýldýðýnda dizlere ulaþmýyorsa kiþi kýyam halinde sayýlýr. Kýyamda farz olan miktar, okunmasý istenen Kur'an ayetlerini okuyacak kadar zamandýr. Bunlar da tekbir almak, bir fatiha ve bir sure okumaktýr.

Kýyamda iken ayaklarýn arasýnda en az dört parmak kadar bir aralýðýn bulunmasý sünnettir. Daha geniþ tutulabileceði hakkýnda da rivayetler vardýr. Ayakta durmaya gücü yeten kimsenin farz namazda kendi baþýna ayakta durmasý þarttýr. Bastonuna yahut bir duvara ve benzeri þeylere yaslanarak namaz kýlan kimsenin namazý sahih olmaz. Ancak, namazda kýyam eðer bir özür sebebiyle bir yere yaslanarak olursa namaz sahih olur. Bunun ölçüsü þudur; yaslanýlan þey alýnacak olsa kiþi düþecek durumda olmalýdýr.

Kýyam esnasýnda özürsüz olarak ayaklarýn biri üzerinde durmak mekruhtur. Özürlü olan birinin böyle yapmasýnda ise mahzur yoktur.

Bir kimsenin namaz kýlarken ayakta durmaya tamamen gücü yetmezse, gücü yettiði müddetçe ayakta durur, sonra oturur namazýný kýlar. Hatta yalnýz iftitah tekbirini ayakta almaya gücü yeten kimsenin tekbiri ayakta almasý sonra oturmasý gerekir.

Nafile ve tetavvu namazlarda ister bir özür sebebiyle olsun ister olmasýn kendi baþýna ayakta durmak þartý yoktur. Çünkü nafile namazlar kolaylýk ve yumuþak muamele esasýna dayanýr.

Ancak bununla birlikte nafile namazlarý da ayakta kýlmak faziletlidir. Eðer özürsüz kýyam terk edilirse edebe aykýrýdýr ve sevabý eksik alýr. Ebu Hanife sabah namazýnýn sünnetini bu uygulamadan müstesna tutmuþtur. Teravih namazýnda da kerahatle caizdir denilmiþtir.

KIYAMIN DÜÞMESÝ

Fakihler aþaðýdaki hususlarýn tahakkukuyla ayakta durmakta aciz olan kimselerden kýyamýn düþeceðini söylemiþlerdir;

1. Bir hasta gerçek olarak ve hükmen ayakta durmaktan aciz kalsa namazýný oturarak kýlabilir. Bu þöyle olabilir; ya hastalýk gibi bir özürden dolayý gerçekten ayakta duramýyor veya sýhhatli olduðu hâlde þiddetli aðrýlar duyacaðýndan veya bulunduðu hâlden daha kötü bir hale düþeceðinden korktuðu, için ayakta durmuyor. Her iki hâlde de oturarak kýlabilir.

2. Çýplak olarak namaz kýlan kimseden kýyam düþer. Böyle bir kimse avret yerlerini örtecek bir örtü bulamazsa oturarak ima ile namazýný kýlar.

3. "Selisülbevl" yani idrarýný tutamayan kimse ayakta namazý kýldýðý takdirde sidiði akacaksa, fakat oturduðu takdirde akmayacaksa, oturarak namaz kýlar.

4. Düþman korkusu; bir kimse eðer namazda ayakta durduðu takdirde düþman kendisini görecekse, namazýný oturarak kýlar. Bu da bir acizlik durumudur.

HASTALARIN KIYAMI

Bir hasta ayakta namaz kýlmaya güç yetiremezse namazý oturduðu yerde kýlar. Otururken gücü varsa teþeh-hüte oturulduðu gibi oturur ve böylece namazý tamamlar. Buna gücü yoksa kolayýna geldiði þekilde oturur. Gücü yeterse rüku ve secdeye varýr. Eðer rüku ve secde yapmaya gücü yetmezse baþý ile imada bulunur. Secde için imasýný rükudan daha alçak yapar ki ikisi birbirinden ayrýlsýn. (Rahatsýzlýðý sebebiyle secdeye tam olara eðilemeyen kimsenin secde yerini sandalye veya yastýk gibi bir þeyle yükseltmesi gerekmez. Rüku ve secdeleri gücünün yettiði kadar eðilerek ima ile yapar)

Bir hasta bir yere dayanarak ayakta namaz kýlabildiði sürece, farz namazlarýný oturduðu hâlde kýlamaz. Yine bir süre ayakta kýlmaya gücü yeten kimse, tekbiri ayakta alýr, sonra oturup namazýný kýlar, baþka türlü yapamaz.

Eðer namaz kýlan kiþi, oturmaya gücü yetmezse, sýrt üstü yatarak namaz kýlar. Ayaklarýný kýbleye karþý uzatýr, rüku ve secdesini ima ile yapar. Ýma; namazda baþý öne eðmek suretiyle yapýlan iþarettir. Yan üzeri yatmakta olan bir hastanýn yüzü kýbleye yönelik olduðu hâlde ima ile namaz kýlmasý caizdir. Ancak sýrt üstü yatarak ima ile namaz kýlmak, yaný üzerine namaz kýlmaktan daha iyidir. Çünkü sýrt üstü yatmada yüzün kýbleye daha fazla yönelme imkaný vardýr.

NAKÝL VASITALARINDA NAMAZIN KIYAMI

Bir özür bulunmadýkça, farz namazlar hayvan üzerinde kýlýnmaz. Vitir namazý, cenaze namazý, tilavet secdesi ve kaza namazý da ayný hükümdedir; Ýmam-ý Azamdan bir rivayete göre, sabah namazýnýn sünneti de bir özür bulunmadýkça hayvan üzerinde kýlýnmaz.

Hareket halindeki nakil araçlarý yürümekte olan bir hayvan hükmündedir. Bu yüzden bir zaruret bulunmadýkça üzerinde farz veya vacip namaz kýlýnmaz.

Yerinde duran bir araç ise, yer üzerindeki bir karyola ve divan gibidir. Bunlarýn üzerinde namaz kýlmayabilir.

Hareket halindeki bir gemide bir özür bulunmasa da bütün namazlar oturularak kýlmabilir. Fakat ayakta kýlýnmasý daha faziletlidir. Bu Ebu Hanife'nin görüþüdür. O'na göre, gemide çoðunlukla baþ dönmesi olur. Çoðunluk ise sürekli var hükmündedir.

Deniz kenarýnda veya ortasýnda duran bir gemi dalga yoksa, yer hükmünde olup, içinde ayakta namaz kýlýnýr. Fakat dalga varsa, hayvan hükmünde olur. Bu yüzden namazý mümkünse dýþta kýlmak gerekir.

Uçmakta olan bir uçak da, yürümekte olan bir gemi niteliðindedir. Bunun da hareketi veya durmasý yolcunun elinde deðildir.

Hayvan üzerinde namaz kýlan kimse rüku ve secdeleri ima ile yapar. Secde için rükudan daha fazla eðilir. Hayvan üzerinde bir þey üzerine, mesela: hayvanýn eðerine, baþýný koyarak secde etmek mekruhtur.
[SIGPIC][/SIGPIC]

Uzaklari sana yakin edicektim sozum yuregime yara oldu
Bu yarayi hergun kanaticam hergunumde umut oldu
Reply




Users browsing this thread: 1 Guest(s)