Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bionic Commandoo
#1
[Image: bionic-commando-pc.jpg]

Oyun dünyasýnda efsane denildiðinde herkesin aklýna ortak birkaç oyun gelir. Hiç þüphe yok ki Bionic Commando’ da bunlardan biridir. Bir oyunun efsane olabilmesi gerçekten çok güç bir durumdur. Bunun için ya türünün ilk örneði, ya da kusursuz bir yapýsý olmasý gerekir. Þöyle bir bakýldýðýnda ikinci durumun saðlanmasý gerçekten çok zordur. Çünkü oyun yapýmcýlarý ne kadar çabalarsa çabalasýn oyunda mutlaka bir hata vardýr. Bu da biz editörlerin gözünden kolay kolay kaçmaz. =) Efsane olmanýn diðer yolu da türünün ilk örneði olabilmektir. Bu gibi oyunlar da hata dolu olsa bile birçoðuna göz yumulur. Çünkü o yepyeni bir tarz, yepyeni bir oynanýþ, kýsacasý oyun piyasasýna yepyeni bir heyecan katmýþtýr. ( Buna örnek olarak bknz. The Sims serisi. ) Tabi geçmiþe dönüp baktýðýmýzda, taaa atarilerin, Nes’lerin olduðu zamanlara ulaþtýðýmýzda, karþýmýza çýkan efsane oyun Bionic Commando’dur. 1988 senesinde Nes için üretilen oyun o döneme adeta damasýný vurmuþtu. Fakat nedense böylesine fýrtýnalar estirmiþ bir oyunun devamý bir türlü gelmemiþti.Bu yüzden neredeyse biyonik koluyla düþmanlarýnýn canýna okuyan komandomuz Radd Spencer’i unutuyorduk ki Capcom sesimizi duydu ve tam 20 yýl aradan sonra Bionic Commando’yu konsollarýmýza bir kez daha taþýdý.
Nihayet beklenen özlem bitti ve Radd Spencer konsollarýmýza, pclerimize teþrif etti. Bionic Commando ilk duyurulduðu günden bu yana oyun dünyasýnýn merakla beklenen isimlerinden biri oldu. Çünkü herkes böylesine efsane bir ismin 20 yýl sonra nasýl karþýmýza çýkacaðýný çok merak ediyordu. Çoðu oyunsever hayal kýrýklýðýna uðramaktan korktuysa da Capcom elinden geleni yaptý ve 2009 model Bionic Commando’yu bizlere sundu.
[Image: 2050_2.jpg]
On yýl öncesi ve sonrasý

Öncelikle oyunun hikâye örgüsünden biraz bahsedelim. Oyun ilk çýktýðýnda bu kadar tutulmasýný saðlayan en önemli etkenlerden biride kuþkusuz senaryosunun oturmuþ olmasýydý. 1988 yýlýndaki oyunun senaryosuna azýcýk deðinecek olursak, Radd Spencer devleti uðruna çalýþan, verilen görevleri hakkýyla yerine getiren bir komandoydu. Zaten oyunun sonunda da bir halk kahramaný oluyordu. Nitekim aradan geçen 20 yýl Spencer’e pek yaramamýþ. Oyunumuz konu olarak ilk oyundaki olaylardan 10 sene sonrasýný anlatýyor. Giriþte bu 10 senede neler yaþanmýþ kýsaca bir özeti çýkýyor karþýmýza. Zaten Spencer’ý hapishanede görünce kýsa süreli bir þaþkýnlýk yaþadým. Ýlk oyunda ki o halk kahramaný ne yaptý da hapse atýldý diye. Sonradan anladým ki bizim komando halk kahramaný olunca millet buna özenmiþ. Gönüllü olarak biyonik deneylere katýlmýþlar. Sonradan tabi biyonik insanlarýn sayýsýnda belli bir artýþ olunca normal insanlar ve yönetim bu duruma isyan etmiþ ve biyonik insanlarýn infazýna karar vermiþ. Eee tabi durum bu olunca ilk oyundaki o vatansever Spencer’dan da eser kalmamýþ. Þimdi aklýnýza hemen þu soru gelebilir “ ee biz devletimize karþý isyan mý edeceðiz? Bu oyunda Nazileri öldürmeyecek miyiz ?” Cevabýný ise size hemen veriyim. Korkmayýn Spencer her nekadar devletini eskisi kadar sevmese bile bu oyunda da devlet adýna çalýþan bir komando olacaðýz. Fakat bu oyunda Nazileri öldürmeyeceðiz. Nedense yapýmcýlar Naziler yerine Master D adýnda bir örgüt üzerinde kararlýlar. Gerçi ilk oyunu oynayanlar bilirler. Ýlk çýkan Bionic Commando oyununda da bir sürümünde nazi askerleri ve nazi logolarý varken diðer sürümünde ise Master D örgütü ve Albatros logolarý vardý. Sonuç olarak bu oyunda da bize reddedemeyeceðimiz bir teklif geliyor ve bizde kabul edip devletimizin verdiði görevleri yapmaya baþlýyoruz. Bu teklifi size söylemek oyunu bitirme isteðinizi kýrabileceðinden kendinizin bitirip öðrenmesi en doðrusu olacaktýr. Tabi bitirebilirseniz =)

En cesur komando yine görev baþýnda

Öncelikle þunu belirtmek isterim ki oyunda sahip olduðumuz tek þey biyonik kolumuz deðil. Zaten mantýken de bir komandonun silahýnýn olmamasý düþünülemezdi. Spencer’da makineli tüfekten, roket atara kadar birçok silahý baþarýyla kullanabiliyor. Üstelik öyle þarjör doldurma gibi bir sorunu da yok. Üzerimizde ne kadar mermi varsa hepsi silahýn içinde gözüküyor. Bunu bize saðlayan biyonik olan kolumuz mu yoksa silahlarýn geliþmiþliðimi tam olarak bilemiyorum. Her ne kadar oyunda silahta kullanabilsek bile yapýmcýlar bizim biyonik kolumuzu daha çok kullanabilmemiz için etrafa tek tük mermiler býrakmýþlar. Mesela bir sniper aldýðýnýzda mermisi size verilen göreve ucu ucuna yetiyor. Tabi bu durumda oyunda bir nebze daha zorlaþýyor. Çünkü biyonik kolumuzun tahribat gücü iyi olsa bile uzaktaki düþmana pek bir etkisi olmuyor. Gerçi kolumuzu savaþ alanýnda kullanmasak bile bazý yerlerde kolumuzu uzatýp sallanmamýz gerekebiliyor. Yani kolumuzu kullanmadan bazý bölümleri geçmemiz mümkün deðil. Böyle süper bir kolunun olmasýna karþýn Spencer’ýn bünyesi de çok hassas. Bazen iki üç mermide yere yýðýlýveriyor. Tabi karakteriniz biyonik olunca beklentileriniz daha bir artýyor. “Senin bir parçan demir, uzuyor, kýsalýyor bir çeþit alete dönüþüyor, olur mu öyle hemen ölmek?” diye geçiriyor insan içinden Smile Ama ne yazýk ki bu gaza raðmen Spencer yýðýldýðý yerden kalkamýyor.
[Image: 2050_3.jpg]
Gördüðümüz fakat gidemediðimiz yerler

Yapýmcýlar mekân tasarýmýnda gayet baþarýlý bir iþ çýkarmýþlar. Yýkýk binalar, virane olmuþ bir þehir gerçektende iyi yansýtýlmýþ oyunda. Fakat gel gelelim bu güzelim atmosferin üzerine bizi tek düze bir yola sürüklemeleri hiç iyi olmamýþ. Oyun genelde açýk bir alanda geçiyor gibi gözükse bile ne yazýk ki bize ayrýlan çizgilerin dýþýna çýkamýyoruz. Yapýmcýlar bizim yolumuz dýþýnda ki mekânlara bolca radyasyon serpiþtirmiþ. Bu mekânlara adým attýðýmýz anda Spencer hafif bir kriz geçirerek hayata gözlerini yumuyor. Smile Bu da o güzelim atmosferi ister istemez baltalýyor iþte. Oyunu tek düzeye sokarak bizi sadece aksiyonun içine sokuyor. Yani içinizden “aa þu yýkýk köprünün altýna bir gireyim, soluklanayým, belki biyonik kolumu uzatýr köprüde biraz sallanýrým” diye geçirseniz bile, köprüye varmadan ölüp gidiyorsunuz. Bu arada hemen belirtiyim oyunu oynarken çok terledim diyip karakterimizi derin sulara býrakmayýn. Çünkü Spencer yüzemiyor “ Bu nasýl komando kardeþim nasýl yüzemez” dediðinizi duyar gibiyim fakat unutmayýn ki onun bir kolu yüzlerce kilo =) Olur da suya düþerseniz kolunuzu uzatýp kendinizi kurtarmanýz gerekiyor. Eðer tutunacak bir þey bulamazsanýz ölüyorsunuz. Oyunda da quicksave gibi bir özellik bulunmadýðýndan dolayý ayný yerleri bir daha oynamak zorunda kalýyorsunuz. Bu da bazen gerçekten sýkýcý oluyor.

Efsane hala efsane mi?

Capcom oyun için elinden geleni yapmýþ diyebilmek isterdim ama bunun yerine yapýmcýlar birazda oyunun ismine, etiketine güvenmiþler. Tamam, oyunda hikâye yine oturmuþ, oyunu bitirdiðinizde kafanýzda fazla soru iþareti kalmýyor. Oynanýþ desek, ee oda fena deðil. Tuþlar yerli yerinde, size fazla zorluk çýkarmýyor. Kamera açýlarý da gayet hoþ olmuþ. Fakat oyunun grafikleri ne yazýk ki orta düzeyden ileri gidememiþ. Sonuçta böyle efsane bir oyunun devamýný getiriyorsan beklentilerinde büyük olduðunu bilmelisin. Capcom bunun tam olarak bilincinde deðilmiþ anlaþýlan. Kýsacasý arkadaþlar grafikler beni tatmin etmedi. Birde öldürdüðünüz askerlerin yarýsýnýn esrarengiz bir þekilde yere gömülmesi de gözden kaçacak bir hata deðil ne yazýk ki. Bu saydýklarýmýn dýþýnda bir de oyunun müzik ve sesleri var. Zaten oyun vur kýr parçala tarzý olduðundan arkada bir fon müziði ihtiyacý hissetmemiþler. Yani aksiyonun içindeyken duyduðunuz sesler silah ve ölüm çýðlýklarýndan ibaret. Ama sonuç olarak diyebilirim ki oyunu alýp oynamalýsýnýz. En azýndan biyonik kollu bir komandoyu kontrol etmenin zevkine varýn. =) Unutmayýn herkes oyun oynar.
Reply




Users browsing this thread: 1 Guest(s)