Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ergenekon da Flash Haber! İşte sorgunun tam metni! 3. Kisim
#1
*Bu kitabın yazımında görev almanızdaki amaç nedir? Kitabın yazım aşamasında sizi kimler sıkıştırdı? Sıkıştırmalarının sebebi ne idi? Bu konuda kimlerle ne görüştünüz? Kitabın özellikle referandum öncesine yetiştirilmek istenmesinin amacı nedir?

Hanefi AVCI ile irtibatı sağlamanız görevi kim yada kimler tarafından size verildi? Hanefi AVCI ile sizin aracılığınızla görüşülmesinin sebebi nedir? Hangi konularda aracılık yaptınız? Notta "CUMHUR" olarak belirtilen kişi kimdir? Sizin bu kişi ile ilişkiniz nedir?

Cevap: Öncelikle Soner Yalçm'ı tanımadığımı belirtmiştim, Oda TV'de çıkan yazıda geçen "Nedim"in Nedim Şener olabilir şeklinde Soner Yalçın tarafından söylenmiş olmasından ötürü ben Soner Yalçın hakkında suç duyurusunda bulundum. 22/02/2011 tarihli dilekçemi ibraz ediyorum. 4 sayfalık evrak alındı. Ayrıca Hanefi Avcı ile alakalı da eğer ki Hanefi Avcı ile kitabı hakkında bir katkım ve görüşmem varsa bununla alakalı da kendisine yazı yazdım ve bana yazmış olduğu 02/03/2011 tarihli (2) adet faksı ibraz ediyorum. Burada da kendisi benimle böyle bir ilişkinin olmadığını söylemiştir. (2) sayfalık faksı ibraz ediyorum. (2) sayfalık faks üzerinde 161 ve 162 numaraları yazılı fakslar dosyaya konuldu. Cumhur diye birini tanımıyorum.

Soruldu : Yine aynı belgenin devamında;
"Sahih üstat da İlhan Cihaner olayı kitapta muhakkak işlenmeli diyor. Cihaner'i bay raklaştır alım.

Doğu Hanefi'nin ağzından Ergenekon'un boş bir dava olarak anlatılması sağlanmalı diyor. Doğunun çalışmalarından faydalanılmak. Hanefi'ye güvence verilmeli...
Kitapta Ergenekon, Cihaner, Balyoz, Poyrazköy gibi operasyonları poliste ve savcıda ki F tipi yaptı vurgusu iyi kurgulanmak. Cemaat operasyonu, hukuki olarak hiçbir değeri yok algısı oluşturulacak.

Danıştay'ın türban eylemi olduğu Hanefi'nin ağzından net bir şekilde vurgulanmalı. Hanefi'nin böyle değerlendirmesi kamuoyunda ciddi bir etki bırakır." şeklinde notların yazdığı tespit edilmiştir.

"Haliçte Yaşayan Simonlar" kitabı incelendiğinde notta yazan hususların kitapta yer aldığı ve belirtildiği şekilde işlendiği görülmüştür.

Kitapta bu konularla ilgili kısımları kimler yazdı? Sizin yazdığınız kısım oldu mu? Bu notlar kim yada kimlerden geldi? Bu notları size kim iletti?

Cevap: Bu konudan bilgi sahibi değilim, benim herhangi bir katkım olmamıştır. Ben Ergenekon konusunda Hanefi Avcı gibi düşünüyorum, Dink Cinayetinin de Ergenekon arasındaki bağlantıyı kitabında yazacak kadar da cesaretli bir insanım. Çünkü Ergenekoncular beni tehdit etti.

Soruldu : Aynı belgenin devamında;
"Doğu cemaatle ilgili M. Cengiz'de kullanılabilecek yeni belgelerin olduğu haberini gönderdi. Muhakkak görüşülmeli, bu belgelerde cemaat içi kavga başlatacak bilgiler olduğunu söylüyor. Kitaba eklenmeli.
Hasan Fehmi'nin Silivri'den getirdiği notlar iyi değerlendirilmeli.
Çetin Doğan 'ın verdiği bilgiler kitapta muhakkak yer almalı, balyozun normal bir seminer olduğu ülke güvenliği için gerekli olduğu vurgusu istenmeli.
M.Cengiz'deki yeni bilgiler ve Hanefi'nin gönderdikleri üzerinden, emniyeti ele geçirmiş F tipi yapılanmayı kitapta işleyelim" şeklinde notların yazdığı tespit edilmiştir.
"Haliçte Yaşayan Simonlar" kitabı incelendiğinde notta yazan hususların kitapta yer aldığı ve belirtildiği şekilde işlendiği görülmüştür.
Kitapta bu konularla ilgili kısımları kimler yazdı? Sizin yazdığınız kısım oldu mu? Bu notlar kim yada kimlerden geldi? Bu notları size kim iletti?

Cevap: Buradaki isimlerle hiçbir alakam yoktur, herhangi bir katkı sağlamadım. Asla not ileten olmadı. Ben hukuki olmayan hiçbir belge ve notla alakam yoktur. Bunları hiçbir yerde de kale almam.

Soruldu : ODATV'de yapılan aramada ele geçirilen dijital veriler içersinde "NEDİM" isimli word belgesi bulunmuş, bu belgesinin içeriğinde yazan notlara bakıldığında;
"Nedim'in emniyet bağlantıları önemli, irtibatlarını devam ettirsin
Toygun'un gazete ile problemleri var, Nedim çözebilir mi? Haber yayınlatamıyorsa biz neden değerlendirmiyoruz, Hanefi ve ekibini çok iyi tanıyor.

Nedim ile Hanefi'nin Dink konusundaki görüş ayrılıkları gündem yapılmamalı, üzerinde durulursa savunmamız ve etkisini artırmamız zor olabilir, Nedim bu konuda duyarlı olmalı, çok fazla Hanefi'nin üzerine gidilmemeli, ana gündemden kopup Hanefi'yi tartışılır hale getirmiş oluruz" şeklinde notların yazılı olduğu tespit edilmiştir.

Bahse konu word dosyasının teknik özelliklerine bakıldığında 09.08.2010 tarihinde "Soner" isimli kullanıcı tarafından oluşturulduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda bahse konu notların Soner YALÇIN tarafından hazırlandığı anlaşılmaktadır.


* Soner YALÇIN sizin emniyet bağlantılarınıza neden önem vermektedir? Bu bağlantıları devam ettirmenizi istemesinin sebebi nedir?

Notta geçen "TOYGUN" kimdir? Bu kişi ile aranızdaki ilişki nedir? Toygun'un gazetesiyle ilgili problemiyle Soner YALÇIN neden ilgilenmektedir? Soner YALÇIN bu konuda size bir şey söyledi mi?

Cevap: Ben Toygun Atilla'yı tanırım, ancak bu nottaki Toygun'un Toygun Atilla olduğuna dair bir kanaatim yoktur. Toygun'un gazetede bir problemi olsa bile benimle çözülecek bir problem olduğunu düşünmüyorum, ben orada bir muhabirim. Soner Yalçm'm Toygun konusuyla niçin ilgilendiğini ben bilmiyorum, bu konuda bana Toygun da bir şey söylemedi.

Soruldu : 26.09.2009 günü saat 19:45'te Refik Ali UÇARCI ile yaptığınız telefon görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Hanefi AVCI'nın Emin ASLAN ile ilgili açıklamalarını haber yaptığınız konusu ile ilgili bir süre konuştuktan sonra REFİK'in "Sana şunu soracağım ben radikalde ve hürriyette vardır o haberde o haberi yapan kişi hürriyet gazetesinden tanımıyorum daha önceden de hiç görmedim duymamıştım" dediği, SİZİN "O iyi bir çocuktur Toygun Atilla çok iyi bi şeydir gazetecidir araştırır öyle şeye gelmez hani bazıları eline belge verir yada bir şey verir" "Onu heyecanla yazıyım diyen değil vicdanıyla araştıran dürüst bir gazetecidir o ve onu da belli etmiş yani haberinde de zaten yani görüyorsun ki hiç yani üzerinde duruyorduk araştırıyorduk ama o daha da hızlı çıkmış o konuyu tabi emniyet teşkilatı içinde emniyet muhabiri şeyin hürriyetin İstanbul daki emniyetteki bakan muhabiri çok vicdanlı çok şey çalışkan bir çocuktur ve bide tabi arşivi kuvvetlidir" "Geçmişi çok iyi bilir o yüzdende şey yani bizi de atlatmış yani o haberle de olsun bizde herkesi atlattık" dediğiniz tespit edilmiştir.

Dolayısıyla bu görüşmeden; ODATV de ele geçirilen notta yazan "TOYGUN"un Toygun ATİLLA olduğu anlaşılmaktadır. Toygun ATİLLA ile aranızdaki ilişki nedir? Toygun'un gazetesindeki sorunlarla ilgili ne yaptınız?

Cevap: Ben Toygun'un gazeteyle herhangi bir problemi olduğunu bilmiyorum, hiçbir şey yapmadım.

Soruldu : Haliçte Yaşayan Simonlar isimli kitabın ikinci bölümünde Hrant DİNK'in öldürülmesi olayı ile ilgili olarak, bu olayın her yönüyle en ince teferruatına kadar araştırıldığı, karanlıkta kalan hiçbir yanının olmadığı belirtilmiştir. Siz ise Hrant DİNK davası ile ilgili olarak kitapta belirtilenlerin tam aksi yönde hem yazılı ve görsel basındaki açıklamalarınızda hem de yazdığınız köşe yazıları ve kitaplarda fikir beyan etmektesiniz.

Kitapta bu konuda yer alan hususlar ile tamamen farklı görüşe sahip olmanıza rağmen, kitabın piyasaya çıkması ve Hanefi AVCI'nın Devrimci Karargah Terör Örgütü soruşturması sebebiyle gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından, kaleme aldınız köşe yazılarında ve katıldığınız bir çok televizyon programında, kitabın savunuculuğunu yapan açıklamalar yaptığınız görülmüştür.

Dolayısıyla kitabın içersinde tamamen sizin fikirlerinize aykırı görüşler olduğu halde kitabın şiddetli savunucularından olmanız ODATV de ele geçirilen notlarla birlikte değerlendirildiğinde, bu kitabın ikinci kısmının yazımı aşamasında ciddi çalışmalarınızın olduğunu göstermektedir. Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz?

Cevap: Benim herhangi bir çalışmam olmadı, ben Hanefi Avcı'nm kitabını şiddetle savunmadım. Hanefi Avcı'nm kitabıyla alakalı birçok medya kuruluşunda da övücü yazılar çıkmıştır. O zaman bunların da böyle değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca medyada Hrant Dink cinayetiyle ilgili bu konuyu bazı meslektaşları koruma amacıyla eksik bilgi ile yazdığını birçok yerde ifade ettim. Akşam Gazetesi'nde çıkan bir röportajımda Hanefi Avcı'nm Dink konusuyla ilgili bir kitap yazdığını bilmediğimi, eğer biliyorsa idim buna hukuken de engel olurdum diye söyledim.

Soruldu : Diğer taraftan söz konusu kitabı savunduğunuz programlarda, kitap içersinde yer alan ve sizin fikirlerinizle tamamen zıt olan Hrant DİNK konusuna neredeyse hiç değinmediğiniz görülmüştür.

Oda TV'den bulunan "NEDİM" isimli word belgesinde ise "Nedim ile Hanefi'nin DİNK konusundaki görüş ayrılıkları gündem yapılmamalı, üzerinde durulursa savunmamız ve etkisini artırmamız zor olabilir, Nedim bu konuda duyarlı olmalı, çok fazla Hanefi'nin üzerine gidilmemeli" yazdığı tespit edilmiştir.

Dolayısıyla sizin, ODATV de ele geçirilen "NEDİM" isimli word dosyasında yazan hususları birebir yerine getirdiğiniz anlaşılmaktadır. Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz?

Cevap: Yukarıda bu soruyu açıklamıştım. Hem köşe yazılarında hem de televizyon programlarında bunun aksi yönünde görüşler beyan etmiştim.

Soruldu : Haliçte Yaşayan Simonlar isimli kitap incelendiğinde; kitabın Devlet isimli ilk bölümünde (338-346. sayfaları arasında), Hanefi AVCI'nın, iddia olunan Ergenekon Terör Örgütü'nün varlığı, örgütsel yapısı, bu örgütlenmenin tespiti ve yargılanması konularında fikir beyan ettiği, bu hususu 344. sayfada; "Ergenekon soruşturması sırasında yakalananlar ve açılan tahkikatlar sonucunda bu olay somut bir biçimde şekillendi ve böyle bir örgütün var olduğu görüldü. Bu örgütün ortaya çıkarılmasından çok daha önemli olan, örgüt ortaya çıkarılmadan önce bu tür bir düşüncenin ve anlayışın kitleler ve devlet güvenlik örgütleri içerisinde veya onlarla dayanışma içerisinde olan gruplar tarafından kabul görmüş ve desteklenmiş olmasıdır." Şeklinde ifade ettiği görülmüştür. Buna karşılık kitabın Cemaat isimli ikinci bölümünde (özellikle 530. sayfasından itibaren) soruşturmayı itibarsızlaştırmaya yönelik çok sayıda iddianın yer aldığı, bu iddiaların da ilk bölümde dile getirilen görüşler ile ciddi manada çeliştiği tespit edilmiştir.

Dolayısıyla bu tespitler, kitabın birinci bölümünün Hanefi AVCI tarafından kaleme alındığını, "CEMAAT" isimli ikinci kısmının ise ODATV'de ele geçirilen notlarda da belirtildiği gibi sonradan örgütün talimat ve yönlendirmeleri ile yazıldığını ortaya koymaktadır.

Kitap yayınlandıktan sonra kaleme aldınız köşe yazılarında ve katıldığınız birçok televizyon programında kitabın savunuculuğunu yapan açıklamalarınız göz önünde bulundurulduğunda, sizin bu kitap çalışmasında aktif olarak görev aldığınız açıkça anlaşılmaktadır.

Bu çalışmaları hangi maksatla yaptığınızı açıklayınız.

Cevap: Ben bu kitabın savunuculuğunu hiçbir zaman yapmadım. Kitabın içerisinde tek çelişki bu konuda değildir. Örneğin Dink cinayeti aydınlandı derken aynı soruşturma kapsamında İstihbarat Daire Başkanlığında dijital verilerin usulsüz olarak değiştirildiğine dair bilgiler içermektedir. Buna benzer birçok konu mevcuttur. Ben bunu medyada da dile getirdim. Ben kendi yazdığım kitaplar dışında aktif veya pasif olarak yer almadım.


Soruldu : Hanefi AVCI'nm 26 Ağustos 2010 tarihinde, NTV'de yayınlanan Mirgün CABAS ve Ruşen ÇAKIR'm sunuculuğunu yaptıkları YAZI İŞLERİ isimli programda katıldığı, kitabın hazırlanış tarihi ile ilgili olarak; Ben bu kitabı 2009 yılının beşinci ayından itibaren yazmaya başladım, kitap 2010 Mart ayında bitti ve yayınevine teslim ettim. Benim niyetim 10 Nisan tarihindeki polis bayramında çıkarmaktı ama işlemler uzun sürdü." Dediği, 29.09.2010 günü CNN TÜRK'te yayınlanan sunuculuğunu Ahmet HAKAN'ın yaptığı TARAFSIZ BÖLGE isimli programda sizin; Elbette elbette şeye katılıyorum. O birinci bölümüyle ilgili devletle ilgili o bölümü hazırlığını yapmış sonra bunu dediği gibi arkaya eklemiş..." dediğiniz, 29.09.2010 günü CNN Türk televizyon kanalında yayınlanan, sunuculuğunu Cüneyt ÖZDEMİR'in yaptığı 5N1K isimli programda, gazeteci-yazar Ali BAYRAMOĞLU'nun; "...ben o kitabının yazıldığının çok uzun süredir biliyorum. ...Değil tabi kafasında geçtiğini anlamak çok kolay değil. Kitabı niye anlattı size, niye yazdığını, ne zaman yazdığını, Nisan da yayınlayacaktı, gecikti bütün bunlar..." dediği, 03.10.2010 tarihinde HABERTÜRK televizyon kanalında Ece ÜNER'İN sunduğu, Önder AYTAÇ, Şamil TAYYAR, Belma AKÇURA, Saygı ÖZTÜRK, Ecevit KILIÇ ile birlikte sizin de konuk olarak yer aldığınız "OLDUĞU GİBİ' isimli programda, Belma AKÇIRA'nm; ..Bu anlamda ben kendisine (Hanefi AVCI) telefon açtım, 2009 Eylül ayında Hanefi AVCI kendisinin bir kitap yazdığını ve bu kitapta işte mesleki anlamda 33 yıllık mesleğinde karşı karşıya kalmış olduğu teşkilatı, sorunları kendisini ama özellikle de kendisini ortaya koyarak bazı olayları anlatmak istediğini, yazdığını, Güneydoğu' da özelikle 8 yıl bulunduğunu işte PKK ve Kürtleri anlatmak istediği falan söyledi, şimdi bir insan zaten 2009 Eylülde kitap yazma hazırlığını işte kitap hepimiz yazdığı gibi biliyoruz, "dediği. Şamil TAYYAR'm Belma AKÇURA'ya kitap kendisine verildiğinde kitabın ikinci bölümünün kitaba dahil olup olmadığı ile ilgili sorduğu soruya; Şimdi ben kendisinden kitabın 1.bölümünü kendisinden aldığımda kitapta bazı bölümler yoktu, bunu e maille sorduğumda da yanıt alamadım" şeklinde cevap verdiği, tespit edilmiştir.

Tüm bu tespitler; HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR isimli kitabın "DEVLET" isimli ilk bölümün Hanefi AVCI tarafından uzun bir süreçte kaleme alındığını ve hatta 10 Nisan 2010 tarihinde yayınlanmasının planlandığını, ancak örgütün sizin aracılığınızla müdahalesi neticesinde kitabın "CEMAAT" başlıklı ikinci bölümünün sonradan hazırlanarak örgütün belirlediği strateji gereği, 12 Eylül 2010 referandumundan kısa bir süre önce piyasaya sürüldüğünü göstermektedir.

Hanefi AVCI tarafından hazırlanan kitaba ekleme yapılması fikri nasıl gelişti? İkinci bölümün kitaba eklenmesi sürecinde ne tür çalışmalar yaptınız?

Cevap: Bu soruyla benim hiçbir alakam yoktur.

Soruldu : Hanefi AVCI, 28 Eylül günü mahkeme çıkışında "Tutukluluk çıktı haklılığımız anlaşıldı" şeklinde bir ifadede bulunmuş, bu beyanı yazılı ve görsel birçok basın yayın organında yer almıştır. Bu ibareleri mesaj yazarak eşine, gönül ilişkisi içerisinde olduğu Kezban hanıma ve Nedim Şener'e yolladığı da Nedim Şener'in de katıldığı açık oturum programlarında dile getirildiği gibi Güneş Gazetesinin 29 Eylül tarihli sayısında da manşetten duyurulmuştur.

Şayet bu kitabın ikinci bölümüne yapılan ekleme ile ilgili herhangi bir çalışmanız olmadığını öne sürüyorsanız, kitap yayınlandıktan sonra köşe yazılarınızda ve birçok TV programında kitabı savunan açıklamalar yapmanızı ve Hanefi AVCI devrimci karargah örgütü soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra eşi ve gönül ilişkisi olduğu bayandan hemen sonra ve sadece size mesaj atmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap: Ben bu konuyu Posta Gazetesi'nde yazdım, bu mesaj sadece 3 kişiye değil, öğrendiğim kadarıyla birçok kişiye atılmıştır. Bu soru bana ilk kez gazeteci Şamil Tayyar tarafından Habertürk'te beraber katıldığımız bir program sırasında soruldu. Ben o gün gerçekten Hanefi Avcı'nm kaç kişiye mesaj attığını bilmediğimden net bir cevap veremedim. Ertesi gün araştırdığımda birçok medya kuruluşundaki aynı mesajın gittiğini öğrendim ve ertesi günkü Posta Gazetesi'ndeki köşemde Şamil Tayyar gibi güvenilir bilgi aldığım bir gazetecinin böyle bir yalan bilgiyi (çok kişiye gelen mesajın 3 kişiye gelmiş gibi ifade edilip eleştirilmesi) ifade etmesini eleştiren bir köşe yazısı kaleme aldım. Bir gazeteci bir yalanı kurgulayarak programa nasıl katılabilir diye yazdım, bu yazı halen Posta Gazetesi'nin internet sitesinde mevcuttur.

Soruldu : Hanefi AVCI ile daha önce bu kitap çalışmasında olduğu gibi herhangi bir kitap çalışması ya da benzer başka bir çalışma yaptınız mı?

Cevap: Hayır yapmadım.

Soruldu : Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan İsmail YILDIZ'dan elde edilen "Kimin hususi yazarı ya da Ahmet KEKEÇ başta olmak üzere tüm Tayyipçi yazarları, entelektüel anlamda düelloya davet ediyorum?!" isimli dokümanın içeriğinde; "Nedim Şener, Hanefi Avcı'nın, verdiği belgeler üzerinden, kendince bir kitap hazırlatmış. Kitabın içinde de zaten ne kadar başarılı bir istihbaratçı olduğunun altını çizip, Nedim Şener aracılığı ile kendi kendisine övgüler düzdürüyor. (...) Kaldı ki, Nedim Şener daha sonra benim verdiğim "Elkadı" dosyasını da kitap yaptı. Muhakkak bir sonraki yazınızda Elkadı'ya da yer verirsiniz, Şener, o belgeleri benim verdiğimi bilmez, Emniyet içindeki kendisini kullanan kaynaklarına sorarsa o da hadisenin iç yüzünü öğrenir..." şeklindeki ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

* İsmail YILDIZ'la aranızdaki ilişki nedir? Notta yazdığı gibi Hanefi AVCI ile birlikte kitap çalışması yaptınız mı? Yada yolsuzluk eksenli yazdığınız kitaplara Hanefi AVCI'nm bir katkısı oldu mu?

Cevap: İsmail Yıldız'ı tanımıyorum, aramızda herhangi bir ilişki yoktur. Ben Hanefi Avcı'dan aldığım bilgilerle herhangi bir kitap yazmadım. Bu iddia Hayrullah Mahmut Özyurt tarafından ortaya atılmıştı. Benim Cem Uzan'la alakalı yazmış olduğum kitapla alakalı kendisinin bir husumeti olduğunu düşünüyorum. Ayrıca benimle alakalı bu konuda dava açıldı, benim yazdığım bilgiler "MASAK" kaynaklıydı. Emniyetten herhangi bir bilgi ve belge alıp bu kitabı yazmadım. Elkadı dosyası Emniyetin yapıp hazırlamış olduğu bir dosya değildi.

Soruldu : Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan
İsmail YILDIZ'dan elde edilen yonsis 84 ibareli kasa içerisindeki samsung marka s0dwjljl918230 seri nolu 80gb' lık Harddiskteki.. isimli belge içerisinde; Hanefi Avcı bunları biliyor mu? Geç de olsa öğrenmiş oldu. Çiftliğe dalanlar, artık buralar bizim, bunların sefasını biz süreceğiz diye alem yapıyorlar. Hanefi Avcı, Nedim Şener mahlası ile kitap yazarı oldu. Uzanlar ve Çakıcı ile ilgili kitaplar yazıyor. Yakında "Tayyip Baba'nm Çiftliği" diye belki "Pamukova çiftliği" ile ilgili de resimli roman tadında kitap yayınlanır." Şeklinde ibareler yer almaktadır. Dolayısıyla bu veriler, sizin Hanefi AVCI ile irtibatınızın ve birlikte kitap çalışması yapmanızın çok eski yıllara dayandığını göstermektedir.

Notta yazdığı gibi Hanefi AVCI ile birlikte kitap çalışması yaptınız mı?
Hanefi AVCI sizin isminizle UZANLAR ve ÇAKICI ile ilgili yada başka bir konuda kitap yazdı mı? Yada yazdığınız herhangi bir kitapta Hanefi AVCI'dan bilgi belge temin ettiniz mi?

Cevap: Ben Uzanlar ve Çakıcı hakkında kitap yazdım, Hanefi Avcı'dan herhangi bir belge almadım, ancak kendisiyle görüşüp birkaç konuda bilgi aldım. Belgeleri de aynı dönem itibariyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden aldım. Konu TürkbankTa alakalıdır. Ben Hanefi Avcı'nm verdiği bilgilerle kitap yazmadım. Çakıcı ile alakalı birçok dokümanı da Meclis Araştırma Kurulu'ndaki belgelerden aldım.

Soruldu : 24.05.2009 günü saat:10.58'de Hanefi AVCI ile yaptığınız telefon görüşmesinde özetle; SİZİN "Bu Milliyet'te şey var, bu DÜNDAR çiftinin kayıtlarıyla ilgili" "UĞUR DÜNDAR'm hani eşiyle ilgili bi haberler vardı ya" "He işte bunla ilgili işte hani hangi birimlerden ee bu şifreyle giriş yapılıyo, bakılabiliyo ya" "Yurt dışı çıkış bilgilerine" "Bi tane de sizin Müdürlüğünüzden görünüyo" "Eee hani bunları kim sızdırdı falan, UĞUR beyle deminde konuşuyorduk bi HANEFİ beye sor bakalım bilgisi var mı falan dedi, ben de bi arayayım dedim..." "Eee Emniyette Edirne'den kim giriş yapmış olabilir falan diye" dediğiniz, H.AVCI'nın "Abi ilk defa duyuyorum ancak orda şey önemli, tarihi ne zaman acaba, çünkü kastedilen tarihte, kim görevli kim ..(anlaşılmadı), Edirne İl Emniyeti de, biz de 5, 6 tane birim var, buraya girip çıkıp bakabilir, inceleyebilecek imkana sahip olan" "Bizden, bizden, log kayıtları bizden görülemez, sadece Ankara görebilir onu" "Ha bi de şöyle bişey var, sadece ad soyada dayanarak sorgulandığı için" "Ve o adamın öncesi ve sonrasına bakmak lazım, bu adamın asıl kahbi...(anlaşılmadı) kimi sorguluyordu, şimdi mesela NEDİM ŞENER diye bakarsın da, senle birisine değil başka birine bakanlar vardır, bi de gerçekten ona bakanlar vardır" "Şimdi DÜNDAR soyadlı insanlar vardır ona bakmak ayrı şey, UĞUR DÜNDAR o, şeyden anlaşılır, ondan önceki ondan sonraki sorguladığından aynı terminal, mesela kimi sorguluyo, başka kime bakıyo" dediği, görüşmenin devamında H.AVCI'nın "Ama o o o yalnız o şey, o Emniyet İstihbarat tarafı, tek Daire nin tek kişinin elinde, bu tarafta yapamazlar log kayıtlarını silmeyi" "Bilgi İşlem Dairesi'nde bu yapılamaz" dediği tespit edilmiştir.

Bu görüşmeye bakıldığında, Hanefi AVCI'nın tamamen meslek içersinde çok gizli kalması gereken birçok bilgiyi sizinle paylaştığı ve ayrıntıları ile anlattığı görülmektedir. Dolayısıyla sizin Hanefi AVCI ile aranızda karşılıklı çok samimi bir ilişkinizin olduğu anlaşılmıştır.

Hanefi AVCI'nın mesleği ile ilgili bu kadar önemli ve gizli bilgileri sizinle paylaşmasının sebebi nedir?
Aranızdaki bu samimi ve yakın ilişkisinin, Hanefi AVCI'nın kitabına ekleme yapılmasında rolü nasıl olmuştur?

Cevap: Bu görüşme doğrudur, ben Hanefi Avcı'yı tanıdığım için kendisinden bir konuda bilgi istedim. Ancak kendisi konunun gizli olması sebebiyle bilgi vermedi. Yalnız teknik olarak bilgi verdi. Bu konu Uğur Dündar'ın eşinin yurt dışına çıktığı Vakit Gazetesi'nde çıktığı için ben bu konuda bir araştırma yaptım. Asıl suçlunun kim olabileceğine dair araştırma yaptım. Benimle gizli bir bilgiyi paylaşmaması kendi bilebileceği bir konudur.


Soruldu : 20.10.2009 günü saat:15.37'de Hanefi AVCI ile yaptığınız telefon görüşmesinde özetle; SİZİN "Haberi görebildiniz mi diye aradım sizi" dediğiniz, H.AVCI'nın "He haberi göremedim sadece duydum ama bakamadım..." "bi TEKZİP metni hazırladım biraz önce hem Tufan beye çektim hem de diğer basın organlarına çektim..." "...Tufan beyle telefonla konuştum" "yani yanlış biçiminizle insanlara aşşağalayan bi tarz var yani böyle sipariş iş yapan biri gibi falan bu hoşuma gitmedi falan dedim...kendi de rahatsız oldu" dediği, SİZİN "Bugün internet siteleri falan bu Oda TV moda TV işte bütün internet sitelerinde falan var bol bol yani" dediğiniz tespit edilmiştir.

Görüşmeyi açıklayınız.

Cevap: Bu konuda Hanefi Avcı'nm Eskişehir'e tayiniyle alakalı Tufan Türenç bir yazı yazmıştı. Eskişehir'de CHPTi Belediye hakkında soruşturma yapmak üzere pazarlık sonucu atandığını belirtmişti. Bende bu konuda Hanefi Avcı'yı aradım, Hanefi Avcı'da kimseyle pazarlık yapmadığını, kimsenin de talimat vermediğini, ama "Hoca" dediği Yılmaz Büyükerşen'in usulsüzlüğünü görünce de gerekeni yapacağını söyledi. Oda TV'de bu haberi bizden almış olabilir.

Soruldu : 27.02.2011 günü saat:11.47'de İlhan KESİCİ ile yaptığınız telefon görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında ODATV de hakkınızda çıkan belgeler ile ilgili bir süre konuştuğunuz ve Soner YALÇIN'a dava açacağınızı söylediğiniz, görüşmenin devamında SİZİN "...bir gazeteci evinde tek bir CD tutmaz mı bilgisayar bulundurmaz mı? "Efendim bir hani doküman çalışma tutanak" dediğiniz, İ.KESİCİ'nin "Hepsini tutar canım olur mu ne gazeteci hepimiz yani" dediği, SİZİN "AMA BUNLARIN HİÇBİRİ HEPSİNİ, BAKIN HEPSİNİ ÇIKARDIM ATTIM" "EVDE BİR TANE ZEKİ MÜREN CD İM BİLE KALMADI BAK BİR ... KALMADI" "Bunların hepsini çıkarıp attım BÜTÜN BİLGİSAYARLARI ATTIM efendim


BUTUN FLAŞ BELLEK yani böyle hani arşiv türünden yazabileceğim yazabileceğimiz yazımız haber yani" "Yazılarımızı bile attım yani" dediğiniz tespit edilmiştir.
Şayet örgütsel veya illegal bir faaliyetiniz yok ise evinizdeki tüm dijital verileri yok etmenizin sebebi nedir?

Cevap: Ben gazetede çalışan bir muhabirim. Gazetemin bana vermiş olduğu görev çerçevesinde çalışırım. Üstümde şefim, onun üstünde müdürlerim, onun üstünde Genel Yayın Yönetmeni vardır. Ben sadece yazdığım haberleri değil, kitaplarla alakalı aynı titizliliği gösteririm. Milliyet Gazetesi'nde ve Doğan Grubu'nda çalışmanın vermiş olduğu sorumlulukla ileride hukuki meslek etiği açısından yaptığım kitapların da gözden geçirilmesini özellikle talep etmişimdir. Avukatım Şehnaz hanımda bu konuda hukuki görüşlerine başvurduğum kişidir.

Bana sürekli polise yakın kaynaklar benim bir operasyon yiyeceğimi, içeri atılacağımı bana söylüyorlardı. Ben zaten evimde çalışmayan bir insanım, iş gereği evime bir şey getirmişsem bile ertesi gün onu iş yerime götürüp bırakırım. Evimde çocuğum olduğu için iş yapmaya fırsatım olmuyor. Ben evimi polis basacak diye temizlemedim, böyle bir endişem yoktur.

Soruldu: Kimlerin sizi gelip alacaklar dediği kişilerin açıklanması istendi:
Bunu isim olarak söyleyemem, ancak polise yakın kaynaklardır. Önder Aytaç polis kolejinde eğitim görevlisidir, bu bile tvviter'da Nedim Şener'in alınacağına dair yazı yazmıştır. Hatta sosyal paylaşım sitelerinde de şu kadar gazeteci alınacak diye, ilk sıraya sizin alınacağınız şeklinde yazmışlardır. Hatta benimle alakalı kitaba katkı sağlama konusu iftirasını ilk defa Önder Aytaç Habertürk programında Hanefi Avcı'nm kitabına katkı sağlayan 8 tane gazeteci ismini iddia etti. Benim de ismim vardı, hatta bir yazısında da Hanefi Avcı'nm Kalemşörleri diye yazıda aynı konuyu işledi. Ben kendisi hakkında gözaltına almmasaydım tazminat davası açacaktım.

Soruldu : "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında strateji başlığı altında, "Operasyon sürecini yürüten kurumlara mensup olup tezlerimize ve faaliyetlerimize destek veren, kamuoyunun yakından tanıdığı ve güvendiği kişilere, Ergenekon ve benzeri davaların tertip olduğu yönünde açıklama ve yayın yaptırılması için bilgi, belge ve teknik destek sağlanmalıdır." Yazdığı görülmüştür.

ODATV den ele geçirilen belgelerden ise bu kez 2011 yılı Haziran ayında yapılacak genel seçimlerden önce yine örgütün talimat ve yönlendirmeleri ile Ahmet ŞIKTa birlikte "Haliçte Yaşayan Simonlar" benzeri yeni bir kitap çalışması içerisinde girdiğiniz, bu kitabında Emniyet Müdürü Sabri UZUN ismi ile yayınlanması için çalışmalar yaptığınız tespit edilmiştir.
Reply


Possibly Related Threads...
Thread Author Replies Views Last Post
  Ergenekon Savcısı mütalaasını sundu Faruk Arslan 0 499 18.03.13, 16:37:42
Last Post: Faruk Arslan
  TAHKİM'den Fatih Terim'e kötü haber hbrcim06 0 465 02.03.13, 01:01:24
Last Post: hbrcim06
  Tunceli'den acı haber: 7 şehit ekskiz 1 499 25.09.12, 20:01:23
Last Post: Hakan Atabas
  İşte kara listedekeki pis su satan 114 bayi! Yasin Arslan 1 768 04.08.12, 12:26:39
Last Post: Yasin Arslan
  Cihat Çengeloğlu’na sevindirici haber Trabzon’dan geldi. Hakan Atabas 0 322 15.07.12, 13:38:56
Last Post: Hakan Atabas



Users browsing this thread: 1 Guest(s)