Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ergenekon da Flash Haber! İşte sorgunun tam metni!
#1
Tutuklanan gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın sorgu tutanaklarının tam metnine AKŞAM ulaştı...

Ahmet Şık ve Nedim Şener'in sorgu tutanaklarına AKŞAM ulaştı. İşte sorgulamanın tam metni ve ayrıntıları...

AHMET ŞIK'ın sorgu tutanağının tam metni:

SORULDU

Şüpheli müdafileri söz alarak dosyada kısıtlama kararı sebebiyle, delilleri göremedik, dosyayı incelemedik. Savunma hakkının gereği gibi kullanılmasına, bu durumun engel oluşturduğu kanısındayız, AİHS'nin 6. maddesindeki adil yargılanma ilkesi gereği ve aleyhimizdeki kanıtları çürütebilme imkanı bakımından savunmamızın bu şartlar altında yapılmış olacağını beyan ederiz.

Beyan üzerine şüpheliden ve müdafılerinden soruldu: Emniyet Müdürlüğü'nde ifadede isnatlar ve delillerle alakalı bilgilerinin olup olmadığı soruldu.

Emniyette suçlamanın ne olduğu beyan edilmiş ve suçlamayla ilgili ifade soruları tercih edilmiştir.

Soruldu : Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne üye olmak şüphesi ile ifadeniz alınacaktır. İfade vermek istiyor musunuz?

Cevap : Ben Emniyette verdiğim ifadelerin medyaya servis edileceğini düşündüğümden ve çarpıtılarak medyaya konu olabileceğimi düşündüğümden ifade vermedim.

Soruldu: Özgeçmişinizi açıklayınız.

Cevap : 1970 yılında Adana ilinde doğdum. İlk ve orta okulu Adana ilinde liseyi Antalya'da okudum. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokuluna başladım. İkinci sınıfta iken Milliyet, Cumhuriyet, Evrensel, Yeni Yüzyıl ve Radikal gazeteleri ile kapatılan Nokta dergisinde muhabir ve foto muhabiri olarak çalışmaya başladım. 2000 yılında Manisa Alaşehir'de bedelli olarak askerlik vazifemi yaptım. Son dört yıldır İstanbul Bilgi Üniversite'sinde öğretin üyesi olarak görev yapmaktayım. Anne ve babam sağdır. 3 kardeşiz. Sırasıyla;

1. B.Ş.; Akdeniz Üniversitesin doçenttir.
2. U.Ş.; Adana ilinde devlet memurudur.
3. Benim.

Pasaportum vardır. Daha önce iş ve seyahat amacıyla bir çok ülkeye gittim.

Soruldu : Kullanmakta olduğunuz ve adınıza kayıtlı cep telefonları nelerdir? Bu
numaraları ne kadar zamandır kullanmaktasınız? Bu numaraları sizden başka kullanan varsa açıklayınız.

Cevap : Kendi adıma kayıtlı 0532 3xx xx xx numaralı hattı uzun zamandır kullanmaktayım.

Soruldu : 14.02.2011 günü soruşturma kapsamında gözaltına alman Hüseyin Soner
YALÇIN, Barış PEHLİVAN, Barış TERKOĞLU ve Ayhan BOZKURT isimli şahıslarla aranızda herhangi bir irtibat var mıdır? Bu şahıslardan tanıdığınız var ise aranızdaki ilişkiyi açıklayınız?

Cevap : Hiç birini tanımıyorum, herhangi bir irtibatım ve ilişkim yoktur.

Soruldu : 04.03.2011 günü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Nedim ŞENER
ile aranızdaki ilişkiyi açıklayınız.

Cevap : Nedim Şener meslektaşımdır, ikimiz de muhabirlik yaptık ve aynı binada çalıştık. Meslektaş ve arkadaşlık ilişkisi vardır.

Soruldu : 04.03.2011 günü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Yalçın
KÜÇÜK, Kaşif KOZİNOĞLU, Ahmet Mümtaz İDİL, Coşkun MUSLUK, Doğan YURDAKUL, Müyesser UĞUR, Sait ÇAKIR ve İklim Ayfer KALELİ isimli şahıslardan kimleri ne zamandan beri tanımaktasınız? Aranızdaki irtibatı açıklayınız.

Cevap : Şu anda gözaltında bulunan şahıslardan Nedim dışmdakileri bilmiyorum.

Soruldu : ERGENEKON Terör Örgütünün temel dokümanı niteliğindeki "ERGENEKON" dokümanında Medya başlığı altında; Ergenekon'un kendi medya kuruluşlarını oluşturması ve diğer medya kuruluşlarını kontrol altına alması gerektiği belirtilmiştir. "LOBİ" dokümanında ise, örgütün gerçekleştirdiği faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması ve kamuoyu desteğinin sağlanması için medya kuruluşlarının yönlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Soruşturma kapsamında hakkında iddianame düzenlenen Erol MÜTERCİMLER 1997 yılında bir televizyon programında yaptığı açıklamada, "Ülkeyi darbeye sürükleyen ve bugün çete diye anılan örgütün isminin ERGENEKON olduğunu ve bu örgütün 1960 yılında kurulduğunu, hükümetler üstü bir güç olduğunu, bu yapı içersinde askerler, Polisler, Profesörler, GAZETECİLER ve iş adamlarının bulunduğunu" belirtmiştir.

Bugüne kadar yapılan soruşturmalarda örgütün kontrolünde bulunan yazılı ve görsel medya organları deşifre edilmiş, medya yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiği tespit edilen birçok örgüt üyesi hakkında işlem yapılmıştır.

Son olarak ODATV'de yapılan aramada "ULUSAL MEDYA 2010" isimli bir örgüt dokümanı bulunmuş, bu dokümanın yapılan incelemesine, ERGENEKON'un MEDYA YAPILANMASI ile ilgili yeni çalışmalar yaptığı ve özellikle dava süreci ile ilgili yeni stratejiler belirlediği tespit edilmiştir.

ODATV'den ele geçirilen belgelerden ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer delillerden sizin ERGENEKON terör örgütünün Medya Yapılanması içersinde faaliyet gösterdiğiniz tespit edilmiştir.

* Örgüt dokümanında bahsedilen örgütün amaçlarına uygun kamuoyu oluşturulması yöntemi hakkında herhangi bir bilginiz var mı? Bu kapsamda bir çalışmanız oldu mu?

Cevap : Ben bu soruyu ve soruş şeklini kabul etmiyorum, benim bu belgelerden haberim yoktur. Ergenekonun medya yapılanması içerisinde değilim, benim bu örgütle adımın anılmasını zül sayarım.

Soruldu : "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında "AMAÇ" başlığı altında; "Ergenekon ve benzeri siyasal komplo/ihanet davaları sonucu tutuklananların serbest kalmaları ve şerefli Türk Ordusuna, devrimci aydınlarına, ulusalcı kalemlerine ve siyasetçilerine, başta cemaat ve AKP yandaşları olmak üzere komplo kuranların cezalandırılmaları için çıkarılacak hiyanet-i vataniye kanunu kapsamında yargılanmalarının sağlanması amacıyla ulusal medya üzerine düşen görevlerin belirlenmesi gerekmektedir." yazdığı görülmüştür.

Dolayısıyla "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında, Ergenekon ve benzer davaların kamuoyunda inanılırlığmın ortadan kalkması, tutuklu yargılanan şüphelilerin serbest kalması ve bu soruşturmaları yürüten kişilerin vatana ihanet kapsamında yargılanması için kamuoyu oluşturulmasının hedeflendiği görülmüştür.

Örgütün bu hedefleriyle ilgili kamuoyu oluşturma adına neler yapıldı? Siz bu konuda neler yaptınız?

Cevap : Ben böyle bir şey içerisinde yer almadım.

Soruldu : "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında "STRATEJİ" başlığı altında; "Yürütülmekte olan operasyonların siyasal olduğu, AKP ve cemaatin Cumhuriyet ilke ve devrimlerine karşı rövanşist düşüncelerle giriştiği, sivil faşist bir hareket ve diktatörlüğe uzanan yeşil bir devrim olduğu anlatılmalıdır" yazdığı görülmüştür.

*Bu strateji nasıl ve kimler tarafından belirlendi? Bu kapsamda ne tür faaliyetler yapıldı? Bu konuda sizin herhangi bir faaliyetiniz oldu mu?

Cevap : Bu konuda hiçbir bilgim yoktur.

Soruldu : "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında "STRATEJİ" başlığı altında;
"Saldırıların bilinçli olarak TSK ve Yüksek Yargı başta olmak üzere Anayasal Kurumlara karşı yürütüldüğü işlenmelidir. Medya gücünü etkin bir şekilde kullanan Akp ve cemaate karşı ulusal medya topyekun harekete geçirilmeli ve komploları boşa çıkaracak propaganda ve kara propaganda unsurları etkili bir şekilde kullanılmalıdır. Kemalist ideolojiye karşı yürütülen savaşa destek veren medya organlarına yandaş medya damgası vurulmalıdır" yazdığı görülmüştür.

*Bu strateji nasıl belirlendi? Bu kapsamda ne tür faaliyetler yapıldı? Bu konuda sizin herhangi bir faaliyetiniz oldu mu?

Cevap : Bu konulardan hiçbir bilgim yoktur.

Soruldu : "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında "STRATEJİ" başlığı altında; "Başlatılan yargı sürecinde karşı tarafın elde ettiği delillerin boşa çıkarılması, değersizleştirilmesi ve normalleştirilmesi adına savunma makamlarının geliştirmekte oldukları argümanlar kullanılmalıdır. Bu kapsamda tespit edilecek zayıf halkalar ve iddialar gündeme taşınmalı ve davanın geneliyle özdeşleştirilmelidir. Güçlü tez ve delillerle karşı karşıya kalındığında, konunun ekseni değiştirilmeli, gri ve kara propaganda unsurları etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Kitlesel hafıza süresinin kısalığı dikkate alınarak, ilk şokun atlatılması ve kitlelerde kalıcı kabullerin oluşmasına fırsat verilmemesi önem taşımaktadır" yazdığı görülmüştür.

*Bu strateji nasıl belirlendi? Bu kapsamda ne tür faaliyetler yapıldı? Bu konuda sizin herhangi bir faaliyetiniz oldu mu?

Cevap : Bu konulardan hiçbir bilgim yoktur.

Soruldu : "ULUSAL MEDYA 2010" dokümanında strateji başlığı altında, "Operasyon sürecini yürüten kurumlara mensup olup tezlerimize ve faaliyetlerimize destek veren, kamuoyunun yakından tanıdığı ve güvendiği kişilere, Ergenekon ve benzeri davaların tertip olduğu yönünde açıklama ve yayın yaptırılması için bilgi, belge ve teknik destek sağlanmalıdır." Yazdığı görülmüştür.

ODATV'den ele geçirilen belgelerden ise bu kez 2011 yılı Haziran ayında yapılacak genel seçimlerden önce yine örgütün talimat ve yönlendirmeleri ile Nedim ŞENER'le birlikte "Haliçte Yaşayan Simonlar" benzeri bir kitap çalışması içerisinde bulunduğunuz, bu kitabında Emniyet Müdürü Sabri UZUN ismi ile yayınlanması için çalışmalar yaptığınız tespit edilmiştir.

*Bu kitap çalışması talimatını kim yada kimler verdi? Bu kitap çalışmasının amacı ne idi?

Cevap : Ben 20 yıldır muhabirlik yaptım, binlerce habere imza attım. Bugüne kadar kimsenin talimatıyla bir haber yazdım ne de kimsenin talimatıyla yazdığım haberi geri çektim. Gazetecilikle ilgilendiğim alan Hak odaklı habercilik yapmaktır. Geçmişte birçok gözaltında kayıp ve faili meçhul olaylarla ilgili haberler yaptım, bugüne kadar hiçbir tanesi tekzip edilmemiştir. En son Ergenekon davasıyla alakalı iki ciltlik bir kitabı kaleme aldım. 40 Katır, 40 Satır başlıklı bir kitaptı. Ergenekonun ilk 5 iddianamesine dayanılarak hazırlanan kitabın ilk cildinde kontr gerilla ve Ergenekonu anlama kılavuzu başlığını taşıyordu. Türkiye'de derin devlet denen yapının 1950 yılında Seferlik Tetkik Kurulu adıyla başlatılan harekette gelinen süreçte ana başlık olarak adlandırılan Şemdinli, Susurluk ve Jitem olarak ayrıca değerlendirdiğimiz üç bölümde derin devlet yapısı ve faaliyetlerini 2007 yılına kadar getirdim. Sonra da Ergenekon adıyla yaşanan süreci anlattım. Kendi tespitlerimizden yola çıkarak olumlu ya da olumsuz yanlarını yorumlamaya çalıştık. Be bu çalışmayı Ertuğrul Mavioğlu ile yaptım. İkinci ciltte 5. İddianamenin şüphelilerinin şecerelerini ve kim olduğunu anlatıyordum. İddianamelerden ve medyada çıkan haberlerden yola çıkıyordum.

*Nedim ŞENER'le başka çalışmalar yaptınız mı?

Cevap : Yoktur. Herhangi bir kitap çalışması yapmadım. Benim birkaç aydır tek başıma çalıştığım bir kitap vardır.

Soruldu : ODATV de yapılan aramada ele geçirilen dijital veriler içersinde "SABRİ UZUN" isimli word belgesi bulunmuş, bu belgesinin içeriğinde yazan notlara bakıldığında; yine Ergenekon terör örgütünün talimatları ve yönlendirmesi ile sizin Nedim Şener'le birlikte "HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR" isimli kitaba benzer bir kitap çalışması içerisinde olduğunuz ve bu kitabı da Emniyet Müdürü Sabri UZUN ismi ile yayınlamayı planladığınız anlaşılmıştır.

"SABRİ UZUN" isimli word belgesinde yazan notlara bakıldığında;
"Sabrının Kitap konusunda çekincesi var ikna etmeye çalışalım, kitabı seçimden önce yetişmeli. Nedim Ahmet Şık'la bu konuda görüşsün,
Kitaba çalışırken cesur olun. Çıkarma ve ekleme yapmaktan çekinmeyin. Bu kitap Simondan daha kapsamlı olmalı. Nedimi kutlarım. Ahmet'i çalıştırsın.
Hanefi çıkacak ve size katılacak. Emin ve Sabri 'ye moral verin. Sabri adıyla çıkmasına zorlayın.
Çabuk olması şart. Seçimden önce yetişsin." şeklinde notların yazılı olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu word dosyasının teknik özelliklerine bakıldığında 20.12.2010 11:29 tarihinde "Soner" isimli kullanıcı tarafından oluşturulduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda bahse konu notların Soner YALÇIN tarafından hazırlandığı anlaşılmıştır.

Ayrıca bu notun bulunduğu bilgisayarda "000KITAP.docx" isimli vvord dosyası bulunmuş ve bu dosya içersinde "İmamın Ordusu" başlıklı bir kitap çalışması olduğu tespit edilmiştir.

* Sabri UZUN'u tanıyor musunuz? Tanıyorsanız aranızdaki ilişki nedir? Bu kitabın yazımında görev almanızdaki amaç nedir?

*Bu kitap çalışması ile ilgili kimlerle görüşme yaptınız? Bu görüşmelerde ne tür kararlar aldınız? Sabri UZUN'u ikna etmek için görüşme yaptınız mı? Bu görüşmeyi kim yada kimler yaptı? Neler konuşuldu?

Cevap : Yukarıdaki notları ben yazmadım, kimin yazdığını da bilmiyorum. Öncelikle yukarıda geçen "000KITAP.docx" benim yazdığım kitaba verdiğim bir isimdir. Bu kitabın ismini Soner Yalçın'm bilgisayarında ne aradığını ben bilmiyorum. Sizden de bunu aydınlatmanızı istiyorum.

Ben Sabri Uzun'u gazetecilik yaptığım dönemden tanıyorum, uzun dönem İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış kişidir. Kendisi bu dönemde görüşmemize sebep olan Habertürk Gazetesi'nde Fatih Altaylı'nm köşesinde yayınlanan Sabri Uzun'dan mektup başlığı altında yayınlanan haberle alakalıdır. Mektupta ilginç şeyler vardı, Sabri Uzun mektubun bir yerinde Ergenekonun 2001 ve 2006 yılında karşısına çıktığını yazıyordu. Bir başka yerinde de görevden alınmasına neden olduğu Şemdinli olaylarına ilişkin bilgi notunu kendisinin yazmadığını, ancak üstüne kaldığını söylüyordu. Bilgi notu sebebiyle Yaşar Büyükanıt Sabri Uzun'u ben görevden aldırttım diye açıklama yapıyordu. Benim için çok dikkat çekiciydi, Sabri Uzun'u aradım, ben devlet memuru terbiyesi aldım bu konuyla alakalı bir açıklama yapmayacağım. Bende kendisini bir gazeteci olarak aramadığımı, kişisel merakımı gidermek için aradığımı ve bir kitap çalışması yaptığımı söyledim. Ergenekonla ilgili de daha önceden kitap yazdığımı söyledim ve kitabı görmek istediğini söyledi. Bende adresini alıp kendisine gönderdim. Soner Yalçın'ın bilgisayarında çıkan Sabri Uzun'un adresi de bu nedenle alınmış bir adrestir. Ben bunu bir kağıda yazdım, kitap çalışması yaparken de vvord dosyasının içerisine ekledim. Ben bu bilginin Soner Yalçın'm bilgisayarına nasıl gittiğini bilmiyorum. Ben bu kitabı kendi tercihimle yazdım, herhangi bir kişiden talimat almadım.

* Hazırladığınız bu kitabın özellikle Sabri UZUN ismi ile çıkartılmaya çalışılmasının amacı nedir?

Cevap : Ben Sabri Uzun'la kitap çıkarmaya çalışmadım, aksine Sabri Uzun kitabın içerisinde geçen Emin Aslan gibi öznelerden biridir. Hanefi Avcı, Emin Aslan, Sabri Uzun ve son dönemde görevden alman bazı Emniyet Müdürlerinin isimleri vardır. Bazılarıyla görüştüm, bazıları da görüşmeyi kabul etmedi.

Kitap yazmaktaki amacım Hanefi Avcı'nm kitabını okuduktan sonra kendisiyle Susurluk döneminden tanışıyoruz. Hanefi Avcı'nın işkenceci sicili olduğuna yönelik ilk haber yapan benim. Haber Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştı, haber yayınlandıktan sonra beni aradı. Haberde yer alan işkence mağduru kişiyle yüzleşmek istediğini söyledi. Mağdur kişiye söyledim, kendisi tek gidemeyeceğini söyledi, beraber gittik ve kendisiyle Hanefi Avcı ile tanıştık. Sonra mağdurla birlikte sanki arkadaşmış gibi konuşmaya başladılar, Hanefi Avcı özür diledi, bir süre sohbet ettiler. Ben bu olayı da gazetede yazmıştım. Hanefi Avcı ile tanışıklığım buradan gelir, o tarihten sonra yüz yüze görüşmedik, bayramlarda telefonlaştığım olmuştur. Kitaptan sonra ben kendisini aradım. Kendisinin aradım, kitabının cemaatla ilgili kısmının doğru olduğunu, içeriden bir sistem eleştirisi olarak gördüğümü, ancak birinci kısmında işkenceci olarak kendisiyle yüzleşemediğini ve Danıştay ve Hrant Dink suikastlerinin polisiye bir gözle yorumladığını eksiklik olarak yorumladığımı söyledim. Kendisi de işkence konusuna bu kitapta yer vermeyeceğini, diğer konuların da kendi yorumu olduğunu söyledi. Keşke işkence konusunda birisinin benimle söyleşi yapması iyi olurdu dedi. Ben yıllarca hak ihlalleri üzerine çalışan birisi olduğum için kendisiyle bu konuda söyleyişi yapabileceğimi söyledim, o da kabul ettiğini söyledi. Aynı zamanda kitabında Emniyetten bir takım komplolarla uzaklaştırıldığını iddia ettiği Polis Müdürlerinin adı geçiyordu. Bende bu konuları ayrı bir kitapta toplayıp araştırmak istediğimi söyledim. Ben bunların hepsini tanımıyorum dedi. Emin Aslan'ın telefonunu verdi. Bende bunun üzerine Emin Aslan'la görüşmeye başladım. Emin Aslan'la birlikte 2 Emniyet Müdürü Murat Nemutlu ve Mustafa Aral, Sabri Uzun'un İstihbarat Daire Başkanlığından alınan süreç ve Hanefi Avcı'nın yazdığı kitaptan sonra tutuklanmasıyla alakalı yaşanan süreçleri kitabımda anlatacaktım.

Soruldu : İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramalarda, (6) sayfalık "Haluk
Şahin geldi" ibaresi ile başlayan el yazması doküman ele geçirilmiştir. Bu belgenin bir bölümünde "Sabri Uzunun karı aleminde fotoları var" şeklinde notların yazılı olduğu görülmüştür.

*Bu notlardan herhangi bir bilginiz var mı? Bu notlarla Sabri UZUN ismiyle çıkartılmaya çalışılan kitabın ne tür bir ilgisi bulunmaktadır? Örgütün stratejisi gereği bu notlar ve içeriğinde ki fotoğraflar yazdırılması planlanan kitap çalışmasında kullanılmış mıdır?

Cevap : Bu konuda herhangi bir bilgim yoktur.

Soruldu : "000KITAP.docx" isimli word dosyasındaki "İmamın Ordusu"
başlıklı kitap çalışmasının içeriğine bakıldığında, değişik yerlerde kırmızı renkle ve büyük harfle yazılmış çeşitli notların bulunduğu, bu notlar içersinde, "BURADA DGM İDDİANAMESİNDEKİ KASET ÇÖZÜMLERİNİ AYRINTISIYLA GİREBİLİRİZ. BAKACAĞIZ" BURADAN İTİBAREN EMİN ARSLAN OLAYI ARDINDAN MUSTAFA GÜLCÜ VE CELAL UZUNKAYA İLE FARUK ÜNSEL ANLATILACAK." "KİTABIN İLGİLİ BÖLÜMÜNE NURETTİN VEREN OLAYINI DA EKLERSEK FENA OLMAZ UNUTMA" şeklinde notlar yazılı olduğu görülmüştür.

Bu notları kimler yazmıştır? Bu notların bulunduğu yerlere yapılacak eklemelerle ilgili ne tür çalışmalar yapıldı? Bu çalışmaları kimler yaptı? Bu konuda siz ne tür çalışmalar yaptınız?

Cevap: Bu notlar kendi kendime çalışırken benim kendime sorduğum sorulardan oluşmaktadır. Ya da konusu kitabın içerisinde geçecek ayrıntılardan oluşmaktadır. Ben yazdığım notları bazen siliyor, bazen de değiştiriyordum. Bu kitabı tamamen tek başıma yazdım. Ben bu konudaki yazıların Soner Yalçın'ın bilgisayarında çıkan haberlerden öğrendim. Bu konuda Star Gazetesi'nde de haber çıkınca oraya da yazılı bilgi notu gönderdim. Bu notlar benim kendi kendime sorduğum sorular ve notlardır. Herhangi birinin yazması ve yazdırması sonucu oluşmuş değildir, kimseden bu konuda talimat almadım. Bu notlar kitabımın 3 ay önceki haliydi. Ben tahminen Soner Yalçın'ın bilgisayarına da bu bilgilerin Aralık ayında yüklendiğini düşünüyorum. Kendileri bunun bir virüs yoluyla gönderildiğini söylüyorlar. Eylül ayında bu kitap bu kadar yol almış değildi.

Soruldu : Söz konusu notlar arasında; TURGUT ÖZAL ZAMANINDA BAZI YASAL DEĞİŞİKLİKLER YAPILMIŞTI. EMNİYETTE BİR TAKIM YAPISAL DEĞİŞİKLİKLERE GİDİLEN BU YASALAR VE DÜZENLEMELERLE İLGİLİ AMAÇ ASKERE KARŞI DAHNA GÜÇLÜ DURACAK SİLAHLI BİR GÜÇ OLAN POLİS TEŞKİLATI YARATMAKTI. SONRA 1995-96 ÇİLLER ZAMANINDA BU DÜZENLEMELER GENİŞLETİLMEK İSTENDİ. HATTA AĞIR SİLAHLAR ALINACAKTI EMNİYETE AMA ORDU KARYI ÇIKTI, HÜKÜMETİ HİZAYA GETİRDİ!!! BU ÇERÇEVEDE AKP ZAMANINDA BU VE BENZERİ MİNVALDE YAPILMIŞ YASAL DÜZENLEME OLMUŞ MU BAKALIM." Şeklinde notlar olduğu sizinde söz konusu kitabın hazırlanması aşamasında Oda Tv'ye yönelik yapılan operasyonların ardından kitabını basımını hızlandırmaya çalıştığınız ve söz konusu nottaki bölümleri tamamlamak için faaliyetler yürüttüğünüz anlaşılmıştır.

01.03.2011 günü saat:13.19'da Ahmet ŞIK ile Hasan ÖZDEMİR'in yaptığı telefon görüşmesinde özetle; A. ŞIK'm "Hasan bey bir ricam olacak daha doğrusu bir yardıma ihtiyacım olacak bir kitap hazırlıyorum da bu kitabın içerisinde bu son silah yasa tasarısını da anlatan bir bölüm de mevcut" "Sizin de muhalefet şerhiniz vardı o yasaya ilişkin basına da bir buçuk yıl önce polise ağır silah alma yetkisi tanıyor diye eleştirisel bir biçimde yansımıştı ama sonradan bazı gazetelerde aslında polisin zaten emniyetin bu tür silah alma yetkisinin bulunduğuna ilişkin bir takım haberler yayınlandı" "Siz eski bir emniyetçisiniz acaba yasa gerçekten eleştirildiği gibi polise yeni ağır silah alma yetkisi tanıyor mu tanımıyor mu benimde kafam karıştı" dediği, H.ÖZDEMİR'in de özetle; "İçişleri komisyonunda onun daha ölçülmesi lazım yani daha taslak halinde" "Şu anda bir şey söylememiz size çok büyük bir şey getirmeyecek yani... değil" dediği anlaşılmıştır.

Bu görüşmeye bakıldığında kitaba eklenmesi planlanan konularla ilgili çalışma yaptığınız ve bilgi almaya çalıştığınız anlaşılmıştır.

Bu konularla ilgili çalışma yapmanızı kim yada kimler söyledi? Bu çalışmaları kimlerle birlikte yaptınız?

Cevap: Yukarıdaki notlar benim kitabımla alakalı notlardır, bu notlar da yine benim yazdığım notlardır, bu notlarda Aralık ayma ait notlar olabilir. Kitabımda yer vermek istediğim konulardan biri de buydu. Görüşmemle alakalı MHP Milletvekili Eski Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'in silah tasarısı kanunuyla alakalı bir muhalefetini gördüm. Bu konuyu en iyi onun bilebileceğini düşündüğümden bu konuda bilgi alma amacıyla bir soru sordum, ancak yeterli cevabı alamadım.

Soruldu : 01.03.2011 günü saat:16.56'da Ahmet ŞIK ile Necati'nin yaptığı telefon
görüşmesinde özetle; A.ŞIK'ın "Kitap işleriyle filan uğraşıyorum birazda o nedenle aradım bir yeni bir kitap çalışıyorum da kitabın Emniyetteki Fethullahcı örgütlenmeye ilişkin bir kitap şimdi bir şey öğrenmeye çalışıyorum en son birisiyle konuştum dediler ki gümrük işleriyle uğraşanlar bilir şimdi bu bi mevzuat yayınlandı ya askere ağır silah alımının önünü açıyor diye bir mevzuat yayınlanmıştı ben size onu hemen söyleyeceğim şimdi ne olduğunu" "Anladım ya açıkçası ASLINDA BİRAZ ACELEM VAR şöyleki bu en son Soner YALÇİN soruşturması var ya benim adımı bir şekilde o soruşturmaya bulaştırdılar ki bu adamlarla hiç bir ilgim olmamasına rağmen ve üzerinde çalıştığım kitap da elde edilmiş ve Soner YALÇIN ın bilgisayarında çıkmış ve kitabı ve beni itibarsızlaştırmaya yönelik bir kampanya haline döndü bu bende kitap bitmeden yayınlamaya karar verdim hani şu şaibe ortadan kalksın diye biraz yazılanlardan çizilenlerden ürktüler anladığım kadarıyla ve aslında medyaya da yansımıştı bu işte polise ağır silah alma yetkisi mi tanıyor vesaire diye sonra başka yayın organlarında yok bu öyle değil aslında polislerin zaten böyle bir hakkı varmış gibi filan yorumlandı açıkçası kafam karıştı internetten araştırıyorum mevzuatı filan çok teknik yazmışlar 93 01 kapsamında silahlar peki o ne tank top tüfek mi hiç bir fikrim yok açıkçası" dediği, Necati'nin "Evet, şimdi onlar daha çok şey böyle makineli falan şeyler var ya onlarla ilgili o Soner YALÇIN konusunda da bizim onunla bir davamız var haberin olsun Cem ERSEVER in kitabında benden bahsetmiş bir konuda" dediği, A.ŞIK'ın "Hangi silahlar bunun kapsamına giriyor onu öğrensem yeterli aslında benim için" dediği, Necati'nin "Bir iki cümle söyleyeceğim şimdi Soner konusunda çok dikkatli olun niye biliyor musunuz o konu da bizim elimizde çok yani o grupla bahsettiğin gruplardan değil de başka kaynaklardan çok önemli bilgiler var yani ondan ..." dediği, A.ŞIK'ın "Öyle ben bir ara sizin büroya uğrarım o zaman yüz yüze konuşmuş oluruz" dediği, Necati'nin "Ben size şöyle söyleyeyim, şöyle söyleyeyim bu o yazdıkları kitaplar bilgiler kendisine ait değil şimdi ben onu mahkemeye çağırttırdım tamam mı orada benim yapmadığım bir soruşturmayı benden yaptı diye yazmış getirttik belgeleri" dediği, A.ŞIK'ın "ÇÜNKÜ BÖYLE YAZMASI İSTENMİŞTİR ONDAN DA O YÜZDEN" dediği, Necati'nin "Hayır yazan zaten bir servis ... şuanda onun içeriye alınmasının sebebi gazetecilik değil servislerle bağlantısı var tamam mı" dediği, A.ŞIK'ın "EVET EVET ÖZELLİKLE İSRAİL İLE" dediği anlaşılmıştır.

*Oda TV'den ele geçen belgelerden 2011 Haziran seçimlerinden önce çıkarmaya çalıştığınız kitabı Oda TV'de yapılan aramalardan sonra bir an önce yayınlamak için faaliyetler yürüttüğünüz anlaşılmıştır. Ne amaçla kitabı bir an önce yayınlama kararı aldınız?
Reply


Possibly Related Threads...
Thread Author Replies Views Last Post
  Ergenekon Savcısı mütalaasını sundu Faruk Arslan 0 497 18.03.13, 16:37:42
Last Post: Faruk Arslan
  TAHKİM'den Fatih Terim'e kötü haber hbrcim06 0 463 02.03.13, 01:01:24
Last Post: hbrcim06
  Tunceli'den acı haber: 7 şehit ekskiz 1 495 25.09.12, 20:01:23
Last Post: Hakan Atabas
  İşte kara listedekeki pis su satan 114 bayi! Yasin Arslan 1 765 04.08.12, 12:26:39
Last Post: Yasin Arslan
  Cihat Çengeloğlu’na sevindirici haber Trabzon’dan geldi. Hakan Atabas 0 318 15.07.12, 13:38:56
Last Post: Hakan Atabas



Users browsing this thread: 1 Guest(s)