Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Münafik Nedir
#1
Üç şey vardır ki, kimlerde bulunursa o kimseler halis münafıktır. Şayet ücden sadece bir tanesi bulunursa o kişi de, münafıklığın üçde biri bulunmuş olur. Bu kişiler ; konuştukları zaman yalan söylerler vadederler sözlerinde durmazlar kendilerine bir şeyler emanet edildiği vakit onlar buna hiyanet ederler.
Şayet her hangi bir kimsede bu üç alametlerlerden herhangi biri varsa, o kimseler istiğfar ve tevbe edip bu kötu huylarından kurtulmadıkça münafıklıktan sıyrılamazlar. Diğer bir rivayete göre, söz verip sözlerinde durmamak, ve de birisi ile tartıştığı zaman kötü sözler kullanmak yani küfürlü konuşmak da münafıklık alametlerindendir. Gerçek müslümanların bu münafıklık alametlerinden tamamen uzak olması gerekir. Müslümanlar nefsin kötü huylarını ve güzel huylarını bilmeli ve de ayırt etmelidir. Kamil olan bir müslüman için bunlar şarttır. ta ki, kötü huylardan tamamen sıyrılıp yerine güzel huylar yerleştirmeli. Güzel ahlaklı bir insanoğlu Allah’ın sevgisine layık olan kullardır. Yüce Allah bizleride bu kullardan etsin (AMİN).

MÜNAFIKLARIN KARAKTER YAPISI:

1-Allah’a söz verirler fakat bu sözlerinden geri cayarlar. Yeryüzünde sürekli bozgunculuk çıkararak sinsi sinsi hareket ederler (2/26-27.)

2-Allah’ın kelamını dinleyip anlarlar fakat bile bile tahrif ederler. Yalancıdırlar, inanır gibi gözükürler ama inanmazlar. (2/75-76).

3-Allah’ın ayetlerine karşı hep bahane üretirler ve ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylerler (3/167).

4-Tağutu reddetmeleri gerektiği halde onun hükmüne başvurmak isterler. Kuran’a davet edildiklerinde hemen oradan uzaklaşırlar (4/61-62).

5-Sır tutmazlar, kendilerine önemli bir şey söylense onu hemen yayarlar. (4/83).

6-Fitneye her çağrıldıklarında koşarak giderler (4/91).

7-Haindirler, sürekli ihanet ederler (4/107).

8-Önce inanırlar sonra inkar ederler, yine inanırlar ve tekrar inkar ederler ve inkarcılıklarında ısrar ederler (4/137-138).

9- Mü’min’leri bırakıp kafirleri veli (dost) edinirler. İzzeti ve şerefi kafirlerin yanında ararlar (40/139).

10-Allah’ı aldatmaya çalışırlar, namaza üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı çok az anarlar (4/142).

11-Ne inanırlar ne de inkar inkar ederler. Bu ikisi arasında bir yol tutarlar. Bocalar dururlar (4/143).

12-Allah’a ve ahiret gününe inandıklarına dair sürekli yemin ederler ve yeminlerini kalkan yaparlar. Ama mümin değildirler (9/56).

13-Kalplerinde gizlediklerinin açığa çıkmasından korkarlar (9/64).

14-Münkeri emreder, marufu engellerler ve cimrilik ederler. Allah’ı terk etmişlerdir, Allah da onları terk etmiştir. Münafıklar birer fasıktırlar (9/67).

15-Pazarlıklı bir inanç anlayışına sahiptirler. Allah’a verdikleri sözden sürekli cayarlar ve kalplerinde nifak vardır (9/75/77).

16-Cömert müminleri kınarlar, gücü az olup buna rağmen infak eden müminleri ise alaya alırlar (9/79).

17-Allah yolunda canlarını ve mallarını ortaya koymazlar (9/81).

18-Müşrikler gibi birer pisliktirler (9/95).

19-İnanan insanların aralarına nifak sokmak için var güçleriyle savaşırlar. Bunu da kılıfına uydurarak “biz sadece iyilik yapıyoruz” diyerek yine yalan söylerler ((9/107).

20-Akıllarını ve basiretlerini kullanamazlar. (10/42-43).

21-Allah’a tereddüt içinde kulluk ederler, kendisine nimet verildiğinde mutlu olur, sıkıntıya düştüğünde ise yüz çevirirler (Hac/11).

22-Allah yolunda bir eziyete uğradıklarında, insanların eziyetini Allah’ın azabıyla bir tutarlar. (29/10).

23-Zorluklara göğüs geremezler, herhangi bir felaketle (savaş gibi) karşılaştıklarında Allah hakkında bile kötü zanda bulunmaktan çekinmezler. (33/12-13).

24-Dilleriyle zor ve meşakkatli şeylere göğüs gereceklerini iddia ederler. Fakat başlarına bu tür şeyler geldiğinde ise gerisin geriye dönerler. (47/20.)

25-İktidara gelseler, yeryüzünde güç ve kudret sahibi olsalar, yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkarırlar, akrabalık bağlarını gözetmezler. (47/22).

26-Allah’ın indirdiğinin yanı sıra bazı konularda inkarcılarla birlikte hareket ederler. Allah’ı öfkelendirecek şeylere uyarlar ve O’nun rızasını kazanmak için çaba sarfetmezler (47/28.)

27-Allah yolunda infak etmeye çağrıldıklarında cimrilik ederler (47/38 ).

28-Allah hakkında sürekli kötü zanda bulunurlar (48/6).

29-Bağışlanma paranoyası içerisinde bocalayıp dururlar. Hep bağışlanacaklarına garanti gözüyle bakarlar. Kendilerini aldatırlar. Şeytanın onları Allah hakkında aldatmalarına aldanırlar (57/14).

30-İnkarcılarla sürekli diyalog halindedirler ve inkarcılarla birlikte hareket ettiklerini inkarcılara söylerler. İnkarcıların başına bir felaket gelirse onlarla birlikte olacaklarına dair yemin ederler. Ama felaket geldiğinde ise arkalarını dönüp kaçarlar. Allah’tan çok insanlardan korkarlar. Bu onların anlamaz kimseler olduklarından dolayıdır. Birlik ve beraberlik halinde gibi gözükürler fakat en ufak bir rüzgarda darmadağın olurlar. Bu da aklını kullanamadıklarından dolayıdır (59/12-13-14).

31-Onlar ALLAH’ı unutmuşlardır. Allah’da onları unutmuştur (59/19).

32-Yeminleriyle gerçek yüzlerini gizleyerek, insanları ALLAH yolundan alıkoymaya çalışırlar. (63/2).

33-Önce iman edip sonra küfrettikleri için kalpleri mühürlüdür (63/3).

34-Giyim kuşama özenirler, güzel konuşurlar, insanları bu şekilde etkilemeye çalışırlar. Fakat hurma kütükleri gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanarlar. (63/4).

35-İnanan insanları cimriliğe teşvik ederler (63/7).

36-Allah’ın öğüt ve ibret alınması için vermiş olduğu örneklere kör ve sağır kesilerek, bu örneklerin anlamlarını değiştirmeye çalışırlar (74/31).

MÜMİNLERİN MÜNAFIKLARLA OLAN İLİŞKİLERİ NASIL OLMALI?

Münafıkları sırdaş edinmeme konusunda ilahi bir uyarı vardır. Çünkü onlar sürekli müminlerin aleyhlerine çalışmaktadırlar. Müminleri sıkıntıya sokmak isterler. (3/118).

Kendi yaptıklarından dolayı bir müsibete uğradıklarında şayet inananların yanına geldiklerinde ise, onlara öğüt vermeli ve onlara etkili sözler söylemek en uygun olanıdır. (4/63)

Münafıklar hakkında müminler ikiye bölünmemelidirler. Onlar asla doğru yolu bulamazlar. Allah’a gönülden boyun eğene kadar onlarla dostluk bağları kurulmaması en doğru olanıdır. (4/88-89).

Savaş hukukunun geçerli olduğu zamanlarda, müminlerin aleyhlerine hareket edenlerin öldürülmesi, müminlere gelerek savaşmak istemediklerini beyan edenlerin canlarına dokunulmaması emredilmiştir. (4/90).

Allah’ın ayetlerini küfretmeleri veya alaya almaları karşısında onlarla oturulmaması ve birlikte olunmaması emrolunmuştur. (4/140).

Şayet 4/90. ayetteki hal dışında ise onlarla cihad edilmeli ve onlara karşı sert davranılması gerektiği bilinmelidir. (9/73).

Münafıklar için müminlerin bağışlanma dilemeleri doğru değildir. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilenilse bile aynıdır. (9/80).

Münafık olarak öldükleri bilinenlerin ne cenaze namazı kılınır ne de kabri başında durulur. Çünkü onlar fasık olarak ölmüşlerdir. (9/84).

Din adına kendilerinden bir şey yapması istenildiğinde (cihad, infak v.s.) buna yeltenmedikleri zaman onlardan yüz çevirmek en doğru olanıdır. (9/95).

Mümin, münafıklara karşı uyanık olmalı ve münafıkların müminleri Allah adıyla kandırmasına izin vermemelidir. Ve onların yapıp ettiklerine ve sözlerine itaat etmemelidir. Çünkü onlar tezlerinin doğru olduğunu ispatlamak için sürekli Allah adına yemin eden kimselerdir. Bu yeminleri bizleri aldatmamalı (33/1, 48 – 66/9).

Münafıkları konuşma tarzlarından tanımak mümkündür. Gizli saklı bilinmeyen varlıklar değillerdir. Hal ve hareketlerinden, öz ve sözlerinden kim oldukları anlaşılır ve ona göre davranılır. (47/10.)

Onlara karşı müminlerin sevgi beslemeleri doğru değildir. Çünkü onlar hakkı küfretmişlerdir. Onlarla önemli bilgilerin paylaşımı da doğru değildir. Onlardan sırdaş olmaz. (60/1)

Allah onların, dış görünüşlerinden konuşma tarzlarına, bulundukları haleti ruhiyenin tüm detaylarını bizlere vermiştir. Ki onları tanımakta ve tavır takınmakta zorlanmayalım diye. (63/4).
Reply




Users browsing this thread: 1 Guest(s)