Forum Geliyoo  

Go Back   Forum Geliyoo > >

Kadın Dünyası - Soru, Sorun ve Cevaplar Psikolaji - Dayanışma - Yardımlaşma

Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 04-03-2011
firat7278
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Aşk nedir? Sevgi nedir? Tutku nedir?

.Aşk nedir? Sevgi nedir? Tutku nedir?

Tutku kişinin tek bir kişiye odaklanması bu kişi olmadan yaşantısının devam edebileceğini kabul edemez. Tutku içinde cinselliği de barındırır. Tutku kişiyi karşısındakine köle eder.

Sevgi; Kişinin karşısındaki kişiyi önemli ve değerli olarak algılayıp bu ilişkinin devamı için çaba harcamasıdır.

Aşk ilginin tek bir kişiye odaklanması âşık olan kişi odaklanan kişiyle ilgili bir kurgulama yapar ve kurgulamayı karşısındakine yansıtır. Yaşantısında en önemli kişi haline âşık olduğu kişi haline gelir.

2.İlk görüşte aşk olur mu? Ve ne demektir?

İlk görüşte aşkı belirleyen etmenlerden biri karşınızdaki kişiyle ilgili ilk dikkat çeken etmenlerden biri fiziksel özellikler olmakla birlikte bu bazen kişinin bir davranışı ya da hareketi de olabilir. Bunların kişiyi etkilemesi kişinin istek ve ihtiyaçlarını yansıtan davranışlardan biri olmasıdır. Diğer bir yönü de güzellikle olumlu davranış arasında güçlü bağların olduğu düşüncesi insanların üzerinde etkilidir. Kişi ilk görüşte beğendiği birinin olumlu davranışları göstereceği inancı taşır. Bu nedenle de o kişiyle ilgili zihninde olumlu özellikler taşır. Bu da âşık olan kişilerin süreç içinde birbirini tanımaya başladıktan sonra olumsuz özelliklerin kabul edilemeyişi ve sürekli kendi istek ve arzularını karşısındaki kişiden beklemelerinin nedenlerinden biridir.

3. Kimileri uzun süredir tanıdığı insanları sevebilirken, kimileri nasıl ilk kez gördüğü hatta resimden görerek âşık olur?

İlk görüşte yada kısa süreli karşılaşmalarda genellikle kişi kendisiyle ilgili olumlu özellikleri karşısındakine yansıtır. Yaşantılar azdır. Kişinin duygusal ihtiyaçları yoğun olduğunda bu ihtiyaçları karşılamak için az olan bu bilgilerden faydalanır. Görüşme ve tanışma az olduğunda kişi karşısındaki kişiyi idealize eder. Bu beklentileri bireysel farklılıklara göre bazen karşılanır. Bazen de karşılık bulamaz. Uzun süreli tanışmalarda yaşantıların fazlalığı kişilerin birbirini tanımalarına ve bu şekilde kabullenmelerine neden olur.

4.Erkeklerle kadınların aşkı anlayışı farklı mı? Aşktan erkekler ne, kadınlar ne algılıyor?

Aşkın algılanışı ile ilgili kadın ve erkekler arasında fark olmaktadır. Kadınlar aşık olduklarında erkekleri yaşamlarının merkezine koyarlar. Erkeğin merkez olduğu noktadan diğer kişilerle ilişki kuruyor. Bu bazen kendi ilişkilerinde de eksiltmesine neden oluyor. Yaşamdan aldığı haz ve kendini algılayışı erkeğin tepkilerine göre belirlenir hale gelebiliyor. Erkek ise aşık olduğu kişiyle ilişkisi başladıktan sonra sınırlarını daha iyi koruyor. İlişki öncesinde daha esnekken ilişki sırasında sınırlarını koruyarak ilişkiyi devam ettiriyor. Bu farklılığı vurgulamak bir arada birbirini kabul ederek yaşamak anlamında önemlidir. Ancak bu farklılığı vurgulamak karşısındaki kişiyi suçlayarak değişmesini zorlamak şeklinde almamak gerekir.

5. Aynı anda birden fazla kişiye âşık olunabilir mi?

Aynı anda iki kişiye aşık olunmaz. İki kişiye farklı duygular beslenebilir. Bu duyguları kıyaslamak hangisi diğerine göre daha yoğun bakmak yerine iki farklı duyguyu ayırt etmek önemlidir.

6. Takıntılı aşk nedir? Neden bir insan kendisini istemeyen birisine aşk veya sevgi beslemeye devam eder?

Takıntılı aşk insanın zamanından, arkadaşlık ilişkilerinden, iş performansından çalar. Vaktini aşık olduğu kişiyle ilgili düşüncelerle geçiren kişi takıntılı aşkını besler. Bütün düşünceleri aşık olduğu kişiyle ilgilidir. Onun dışındaki konular önemsiz ve değersizdir. Sürekli onu aramak onunla konuşmak ister. O kişinin ne yaptığı, nerede olduğu, kendisi hakkında ne düşündüğü çok önemlidir. Aşkın takıntılı olarak ele alınması için kişiye acı vermesi ve yaşamını kısıtlaması gerekir. Takıntılı aşklarda kişi sevdiğinin olumsuz yanlarını görmek istemez. Sanki onlar yokmuş gibi davranır. İlgisi sevdiğinin olumlu yanları üzerinedir. Bu nedenle sevdiğinden beklentileri de oldukça çoktur. Bu beklentilerin gerçekleşmemesi ayrılığı da kolay getirir. Takıntılı aşık bu ayrılığı kabul edemez. Kişinin kendisini istemeyen birisinden ayrılmakta zorlanmasının nedeni karşısındaki kişiye duyduğu aşk veya sevgi değildir. Sevdiği kişiyi zihninde idealize ettiği için zihnindeki kişiden kopmak istemez. Kopamadığı karşısındaki kişi değil. Kendi zihninde idealize ettiği kişidir. Bu kişiden kopamamasının nedeni de sevgi ihtiyacı, yalnız kalma endişesi olabilmektedir.

7.Aşk günümüzün en çok kullanılan ve hatta tüketilen olgusu. Her şey aşk üzerine kurulu, televizyon dizileri, filmler, şarkılar hep aşktan söz ediyor. Hatta liseliler arasında aşkı olmayan ya da aşık olmayanları dışlıyorlar. Bu aşka duyulan açlık mıdır? Nedir sizce bunun sebebi?

Aşkın dışarıda aranmasını etkileyen birkaç faktör vardır. Bunların ilki aile yaşantıları. Aile içinde gerekli, destek, ilgi göremeyen kişiler aile içinde karşılayamadıkları duygusal ihtiyaçlarını dışarıda aramaktadırlar. Bu nedenle de arzu edilen ihtiyaç duyulan ilişki dışarıda aranmaktadır. Diğer bir neden de toplumun yanlış inanışları aşkın üstün bir duygu olduğu, aşık olunduğunda her şeyin mucizevi şekilde değişeceği inancıdır. Aşk bir mucize değildir. Aile içi problemler, ilişkiler de sorunlar arttıkça aşka duyulan açlık da artıyor. Bu da aşkın mucizevi bir durum olarak algılanmasına neden oluyor.

8. Aşkın bu kadar propagandasının yapılmasının sonucu mudur liseli gençler arasında çıkan aşk kavgaları, cinayetleri ve üçüncü sayfa haberleri?

Son zamanlarda aşkla ilgili diziler, kadın programlarına baktığınızda aşk için dağıtmak, yıkıp dökmek doğal bir davranış gibi gösterilmektedir. Konu aşk olduğunda diğer olumsuz davranışlar görmezden gelinebilir. Günlük yaşamda kabul edilemez davranışlar kabul edilebilir gibi gösterilmektedir. Duyguların insanın tümüyle kontrol altına alması ve duyguları kontrol edememe doğalmış gibi gösterilmektedir. Aşk ya da kızgınlık fark etmez duygular yaşanabilir. Bu duygulara eşlik eden davranışlar kişinin hayatını zora sıkıntıya sokuyorsa yardım almak gereklidir.

9. Gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirenlerin ki hastalık mı aşk mı?

Aşkı nasıl tanımladığınızla ilgilidir. Günü birlik cinsellik içeren ilişkileri aşk diye ifade etmek aşkı uçucu bir kavram haline getirir. Aşkın tanımına baktığınızda odaklanmış ilgidir diye ifade de edilir. Aşkta karşınızdakine yönelik yoğun duygular hissedilir. Kısa süreli ilişkilerde karşınızda kişiden ilk anda etkilenebilirsiniz. Ancak bu çok kısa süre oluyor ve bitiyorsa kişi anlık tepkileri ile yada o anki ihtiyaçlarına göre hareket ediyor demektir.

10. Hayatın başlangıcında ilk ilişkiler ebeveynlerle kurulur. Bebek kendisi için yepyeni bir çevreye doğmuştur. Geldiği yer ona tümüyle yabancıdır ve ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını bilmemektedir. Anne karnındayken yaşamının devamı tümüyle annesine bağlıdır. Fakat şimdi yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmıştır.

Bebeğin ilk ihtiyaçları beslenmek, altının temizlenmesi ve sevgidir. İhtiyaçlarını ifade etme şekli ağlamaktır. İhtiyaçları karşılanırsa rahatlar, karşılamaması halinde huzursuzluk duyar. Bebek fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılayan kişinin farkına varır. Bu da, anne ve çocuk arasında ilk bağların kurulmasına neden olur. Söz konusu duygusal bağ, anne ve bebek için karşılıklıdır. Çocuk annesinin yardımıyla dış dünya ile ilişki kurar, dış dünyadan gelen bilgileri annesi üzerinden alır. Anne ve çocuk, gittikçe derinleşecek bu bağı birlikte oluştururlar. Bu, çocuğun kurduğu ilk ilişkidir. Bebek bu ilişkiyle çevresi tarafından nasıl algılandığının farkına varır. Bu da, güven duygusunun gelişimi açısından son derece önemlidir.

Güvenli ve güçlü olduğunu hisseden çocuk çevreyi keşfe başlar. Bu sayede çevreyle ilişkilerini geliştirme imkânı bulur. Bu, çocuğun duygusal gelişimi için son derece önemlidir. Bu türden duygusal bağlanmanın uyumlu olmadığı ya da sağlanamadığı durumlarda, çocuğun güven duygusunun gelişimi olumsuz etkilenir. İlk duygusal bağlanmalar, kişinin kendine güveni kadar, insanlara güvenini ve sevileceğine dair inancını da içerdiğinden ilişkiler açısından son derece önemlidir.

Anne ile çocuk arasındaki duygusal bağın sağlıklı kurulamaması sonucu bebek kaygı yaşar. Çocuk, annesini ihtiyaçlarının giderilmesine destek olarak dış dünya ile ilişkisine yardımcı olan kişi şeklinde algılamaz da, kendisinin eli, kalbi, her şeyi yani kendisi gibi algılarsa güven duygusu gelişemez ve annesine bağımlı bir ilişki geliştirir. Annesi olmadığı zaman ihtiyaçlarının karşılanamayacağı kaygısını yaşar. İlişkinin bu şekilde devam etmesi, çocuğun kendisine güvenini, dış çevreye ve sevileceğine dair inancını da olumsuz etkiler. Dikkat çekmek için ağlar, çünkü ağlamadığı zaman ihmal edilmektedir. Benzer bir süreci patolojik aşklarda da görülür. Âşık olan kişi için sevdiği olmadığında hayat anlamsızlaşır. O olmayınca ne yapacağını bilemez, hiçbir onu mutlu etmez.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar - 2 yeliz korkma Kadın Dünyası - Soru, Sorun ve Cevaplar 0 03-29-2012 12:57 PM
Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar - 1 yeliz korkma Kadın Dünyası - Soru, Sorun ve Cevaplar 0 03-29-2012 12:56 PM
İnternette merak edilen terimler, ne nedir ? Serkan006 Webmaster Genel Konular Sorunlar 0 05-03-2011 11:30 PM
AŞk mi sevgİ mİ? TUANA Şiirler & Yazılar 1 04-20-2011 12:52 AM
Virus, Malware, Spyware, Adware Nedir? YasiN Güvenlik 1 02-21-2011 11:57 PM


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:36 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.