Forum Geliyoo  

Go Back   Forum Geliyoo > >

Yurtdışında Eğitim & Dil Okulları Yurtdışında Eğitim & Dil Okulları

Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 02-20-2013
yeliz korkma yeliz korkma isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 0
Standart Aşkın ve sanatın başkenti Fransa

Aşkın ve sanatın başkenti
Hangi sokağa girseniz tanıdık bir iz bulursunuz Paris’te. Ya bir romandan, ya bir resimden, ya bir hatıradan… Ne de olsa; dünyanın sanat, moda, şiir ve aşk başkenti Paris. Bir de, yüzde 10’u bulan yabancı öğrenci oranıyla, farklı kültürlerden gençlerin kaynaştığı bir eğitim başkenti. Düşünsenize, sizin hayatınızda da Parisli günler; neden olmasın?

Fransa, sadece Paris demek değil elbette. Marsilya, Lyon, Bordeaux… Her köşesinde ayrı bir tarih, ayrı kültür yatar Fransa’nın. Fransa deyince akla ne çok şey geliyor. Vichy, Loreal, Nivea gibi kozmetik ürünleri; Renault, Citroen, Peugot gibi araba markaları; Cannes Film Festivali gibi sanatsal etkinlikler; moda, şaraplar, caddeler, kafeler… Elbette yazarlar; Victor Hugo, Balzac, J.J.Roussou, Voltaire, Sartre, Moliere, Descartes, Montesguieu, Diderot, Stendhal, Emile Zola, Albert Camus…

Fransa, özgürlük ve demokrasi fikirleri ve güçlü felsefi geleneği ile eğitimde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Fransa’nın köklü üniversiteleri, özellikle 18. yüzyılda büyük bilimsel buluşların altına imzalarını attılar. Tarihi Paris Üniversitesi, 12. yüzyılın ikinci yarısından bu yana eğitimini sürdürüyor.

Türk öğrenciler için Fransa’da eğitim görmenin iki şartı var; lise diplomasını almış olmaları ve Fransa’da okumak istedikleri bölüme ÖSS’de yerleştirilmiş olmaları. Bu koşullara sahip her öğrenci, Fransa’da rahatlıkla yüksek eğitim alabiliyor.

Modanın, şiirin ve elbette aşkın başkentidir Paris. Eiffel Kulesi, Seine Nehri, Şanzelize Caddesi, ünlü Louvre Müzesi, kafeleri, kültür merkezleriyle “Işıklı Şehir” de denir. Hiç gitmemiş olsanız bile; o kadar tanıdık yer var ki Paris’te… İşte Notre Dame Kathedrali. Victor Hugo’nun ölümsüz eserini bir kez daha yaşarsınız. Sefiller’de anlatılan kenar mahalleler de var, kuşkusuz yeni halleriyle. Louvre Müzesi’ni duymamış olsanız bile, ev sahipliği yaptığı Mona Lisa mutlaka bir yerlerden kulağınıza çalınmıştır.

Fransa deyip, Eiffel Kulesi’ni nasıl unuturuz? Paris'in simgesi sayılan bu yapının yüksekliği tam 320 metre. Asansör kuyruklarında beklemeyi göze alırsanız, Paris’in güzelliği bambaşka bir açıdan görme şansı elde edersiniz. Paris’in en güzel göründüğü yerdir Eiffel Kulesi. Tasarımcısı Gustave Eiffel’den ismini alan Eiffel Kulesi, Fransız Devrimi’nin sembolü olarak yapıldığı günden beri her yıl milyonlarca turisti ağırlar.

Paris’i bir başka açıdan görmek içinse, gemi turu en doğru tercih. Hem “sol yakayı”, “hem sağ yakayı”, Seine Nehri üzerinden görebilirsiniz. Gemi turunu gece yaparsanız, Paris’e neden “Işıklı Şehir” denildiğini rahatlıkla anlarsınız.
Fransa, sadece Paris demek değil elbette. Marsilya, Lyon, Bordeaux… Her köşesinde ayrı bir tarih, ayrı kültür yatar Fransa’nın. Fransa deyince akla ne çok şey geliyor. Vichy, Loreal, Nivea gibi kozmetik ürünleri, Renault, Citroen, Peugot gibi araba markaları, Cannes Film Festivali gibi sanatsal etkinlikler, moda, şaraplar, caddeler, kafeler… Elbette yazarlar; Victor Hugo, Balzac, J.J.Roussou, Voltaire, Sartre, Moliere, Descartes, Montesguieu, Diderot, Stendhal, Emile Zola, Albert Camus… Avrupa’nın en büyük dağı Mont Blanc. Ve hiç şüphesiz “Para Para Para” diyen ilginç tarihi karakter Napolyon Bonapart… Napolyon demişken, komik bir anekdot da aktaralım. Napolyon’un “para” sevgisini bilen İngiliz Kralı; “Siz para için savaşıyorsunuz, biz ise onurumuz için” diye aşağılamaya çalışır Napolyon’u. Koskoca Napolyon, hiç altta kalır mı yanıtı hemen yapıştırır: “Evet sayın kral haklısınız, herkes kendinde olmayan için savaşır.”

Şarap ve peynir ülkesi
Fransa deyince şaraptan ve peynirden söz etmemek olmaz. Diğer Avrupa ülkelerine oranla zengin bir mutfağa sahip olan Fransa için General de Gaulle’ün söylediği “Peynir çeşidi 400’den fazla olan bir ülke nasıl yönetilir” sözü ünlüdür.
Sanayisi kadar tarımı da güçlü bir ülkedir Fransa. Dünyanın dördüncü büyük ülkesi, aynı zamanda eşsiz bir doğaya sahip. 6 milli park, 126 doğal sit alanı ve 400’den fazla biyolojik ortamı koruma bölgesi bulunan ülkede, keşfedilecek o kadar çok yer var ki.
Fransa adının kökeni, kimilerine göre mızrak anlamına gelen “flankona”, kimilerine göre ise özgür anlamına gelen “frei” sözcüğüne dayanır. Fransa, ekonominin ve ticaretin de kalbinde yer alır. Kuzey Denizi, Manş Denizi, Atlas Okyanusu ve Akdeniz’e uzanan 3,427 kilometre uzunluğundaki muhteşem kıyı şeridi, sadece doğal güzellikler sağlamakla kalmaz, Fransa’yı bir ticaret merkezi de yapar.
Fransa’nın sömürgelerini yitirmesiyle etkisi azalsa da, Fransızca Kanada, Belçika ve İsviçre’nin de aralarında bulunduğu 33 ülkenin resmi dili. Dünyada en çok konuşulan on birinci dil olarak, Afrika başta olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinde de yaygın olarak kullanılıyor. Fransızların dil konusundaki aşırı hassas tutumu da ünlüdür. Çoğunlukla en güzel dilin Fransızca olduğunu düşünürler ve başka dilleri konuşmaktan imtina ederler.

Dünyayı değiştiren ülke
Fransa’nın tarihi 40 bin yıl öncesine neolitik döneme uzanıyor. Ama bu ilkel insanları saymazsak, Fransa’nın tarihi Galyalılar ile başlar. Fransızların kökü Asterix, Obelix ile yakından tanıyıp sevdiğimiz o renkli halka uzanır. Roma İmparatorluğu’na bağlı Galyalılar, hakimiyeti Germen soyundan gelen Franklar’a kaptırırlar. Fransız kimliği ise Ortaçağ’da ortaya çıkar. Bu çağda hızla büyüyen ve gelişen Fransa, 18. yüzyılda sömürgelerinin bir bölümünü kaybeder ve ekonomik darboğaza girer. Bu darboğazı, ünlü Fransız Devrimi izler. Avrupa’nın hanedanlarını koruyan demokratik monarşileri arasında Fransa, Cumhuriyet fikrinin doğduğu ülke olarak “Cumhuriyet” ile yönetilir. Cumhuriyet fikri, Fransız Devrimi’nin eşitlik, özgürlük ve adalet sloganıyla dünyaya bu topraklardan yayılır.
Yine de, Fransa’nın 17. yüzyıldan başlayarak 1960'lara dek bir sömürge devleti kimliğiyle dünya topraklarının büyük bölümünü elinde tuttuğu söylenebilir. İngiltere’den sonra ikinci büyük sömürge imparatorluğu olan Fransa, 1919 ve 1939 yılları arasında sömürgeleriyle birlikte dünya topraklarının yüzde 8.6'sının hakimi olur.
Avrupa’nın kalbi Fransa, tarih boyunca yeni fikirlerin, yeni düşüncelerin merkezi olmayı başarmıştır. Cumhuriyet fikri, devrim fikri ve Rönesans Fransa topraklarında doğar. Fransızlar, entelektüel kimlikleriyle aydınlanma çağının da en etkin gücü olmuşlardır. Komünist rejimlerin ilk örneği olan Paris Komünü de 1871 yılında burada yaşanmıştır.
68 kuşağının güçlü isyan rüzgarlarının da merkezi Paris’tir. Ünlü Sorbonne Üniversitesi de, 1968’in güçlü gençlik hareketinin kalbinin attığı okuldur. 68’ baharında gençlerin isyanı Sorbonne Üniversitesi’nden bütün dünyaya yayılır. Fransız eğitim sisteminde 68’in izlerini görmek bugün de mümkün. Bugün bile hem üniversitelerdeki özerk yapıyla, hem de sık sık gündeme gelen öğrenci hareketleriyle Fransız üniversiteleri o günlerin izlerini taşıyor.

Öğrencilerin yüzde 10’u yabancı
Fransa, özgürlük ve demokrasi fikirleri ve güçlü felsefi geleneği ile eğitimde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Fransa’nın köklü üniversiteleri, özellikle 18. yüzyılda büyük bilimsel buluşların altına imzalarını attılar. Tarihi Paris Üniversitesi, 12. yüzyılın ikinci yarısından bu yana eğitimini sürdürüyor. Bugün, Fransız eğitim sistemi üç basamaktan oluşuyor. Birincil eğitim, ikincil eğitim ve yüksek eğitim. Birincil eğitim kapsamına ilk ve ortaokullar giriyor. İkincil eğitimleri içinse öğrenciler bir sonraki seviye olan liselere (Lycée) ya da kolejlere yerleşiyorlar. İkincil eğitim mezunları “baccalauréat” (Bakalorya) diploması ve sınavlarını alırlar. Üniversiteye girmek için bu diploma şart koşulur.
Yüksek öğretim kapsamına ise, kolejler, üniversitelerde ve mesleki eğitim veren “vocaional”lar girer. Bir de, “Grandes École” denilen okullar bulunur. Devlet okullarının müfredatlarından çok farklı eğitim veren bu okullar, çok az öğrenci alarak temel bir alan üzerine yoğun bir eğitim verirler. Bu okulları bitirenler, Fransa’nın elit yönetici tabakasını oluştururlar. Fransa’da yüksek öğretim yapısı biraz karmaşık görünse de, her alanda farklı seçenekler sunduğunu belirtmek lazım. Fransa’da eğitimin kalitesinin güvencesi olan devlet, bütçesinin yüzde 20’sini eğitime ayırıyor.
Köklü ve özgürlükçü eğitim geleneği, yabancı öğrencilere de kapılarını sonuna kadar açıyor. Ülkedeki toplam öğrenci sayısının yüzde 10’unu yabancı öğrenciler oluşturuyor. Sorbonne gibi köklü üniversitelerin dışında, modern kampüslere sahip kaliteli işletme ve mühendislik eğitimi veren okullar da yaygın olarak bulunuyor. Fransa, sanat, turizm, sağlık ve değişik alanlardaki uzmanlık okullarıyla da ayrı bir seçenek sunuyor.

Eğitimde çok farklı seçenekler
Türk öğrenciler için Fransa’da eğitim görmenin iki şartı var; lise diplomasını almış olmaları ve Fransa’da okumak istedikleri bölüme ÖSS’de yerleştirilmiş olmaları. Bu koşullara sahip her öğrenci, Fransa’da rahatlıkla yüksek eğitim alabiliyor. Fransa’da üniversiteler bir yılı bakalorya olmak üzere dört yılda lisans, iki yılda mastır ve üç yılda doktora diploması veriyorlar.
Üniversitelere göre daha küçük olan uzmanlık okulları da önemli avantajlara sahip. Eğitim ortamının daha sıcak olduğu bu okullar, öğrencilerle daha yakından ilgileniyorlar. Uzmanlık okullarında, mühendislik, işletme, sanat, mimarlık veya hukuk gibi pek çok alanda yüksek eğitim almak mümkün. Fransız yüksek öğretiminde 2-3 yıllık kısa programların da özel bir yeri var. İş, sanayi veya hizmet sektörüyle ilgili bu okullarda, mesleki ağırlıklı eğitim veriliyor.

Çok daha ucuza üniversite
Fransa’da verilen diplomalar ile bazı ülkelerin diplomaları arasında otomatik bir denklik bulunuyor, ancak çok yaygın olmadığını da belirtelim. Genellikle her okul kendine özgü giriş koşullarına sahip. Ödenecek harçlar okula göre değişiyor, ancak ister Fransız ister yabancı olsun öğrencilerin gerçek eğitim maliyetin büyük bir kısmı devlet tarafından karşılanıyor. Bu durum, eğitim maliyetlerini öğrenci açısından epeyce düşürüyor. Fransa’da üniversitelerin yıllık harç ücreti, 130 ila 1000 Avro arasında değişiyor. Mühendisliklerde bu rakam 2 bin Avro’ya yükselebiliyor.
Fransız üniversitelerinin bir avantajı da, eğitimin hangi yılında olursa olsun yabancı öğrencilere kaldığı yerden Fransa’da devam edebilme olanağı sağlaması. Özellikle mastır programlarında bu oldukça yaygın. Fransa’da eğitime erken başlamak isteyenler için lise eğitimi öneriliyor. Lise programları Fransızca öğretimi ve Fransız kültürünü yakından tanımayı amaçlıyor. Lise eğitim programlarında bir Fransız ailenin yanında kalma olanakları bulunuyor. Bu programlar, yarım dönem ya da bir yıl sürüyor ve 12-19 yaş arasındaki öğrenciler katılabiliyor. Ayrıca, Au pair’lik de oldukça yaygın. Au pair’ların temel görevleri arasında evdeki çocuklara yardımcı olmak, ailenin talep ettiği ev işlerini yapmak ve haftada iki geceye kadar bebek bakıcılığı yapmak bulunuyor.
Avrupa’nın romantik ülkesi Fransa ve bu romantik ülkenin Işıklar Şehri Paris’te eğitim, pek çok yönüyle Türk öğrenciler için oldukça cazip. Türkiye ile Fransa’nın iklimi neredeyse aynı; zengin mutfak kültürü damak tadımıza uygun, Akdenizli olmaktan gelen yakınlığı ve coğrafi yakınlık ile birlikte düşündüğünüzde, yanı başımızdaki bir eğitim cenneti Fransa…
Paris’in kafelerinde kahvenizi yudumlarken, arkadaşlarınıza üzerinde Eiffel Kulesi’nin resmi olan kartlar yazmaya; Paris’in hareketli sanat, moda ve gece hayatındaki maceralarınızı anlatıp imrendirmeye bolca vaktiniz olacak.

yurtdisiegitimfuari.com
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fransa soykırımı inkar yasasını kabul etti Administrator Son Dakika Haberler 2 12-23-2011 04:24 PM
Erdoğan'dan Flaş Fransa Açıklaması ÇIĞLIK PEYOTE Son Dakika Haberler 0 12-23-2011 12:05 AM
İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı firat7278 Kültür Sanat Haberleri 0 04-09-2011 01:37 PM
Fransa Seferi firat7278 Tarih, Inkilap Tarihi,Sosyal Bilimler 1 04-06-2011 11:29 PM
Aşkın Fiziksel ve Psikolojik 10 Faydası firat7278 Kadınca Fan Kulüpler 1 04-04-2011 11:24 AM


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:36 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.