Forum Geliyoo  

Go Back   Forum Geliyoo > > >

Vatandaşlık Hukuku Türk Vatandaşlığı Kanunu, Türk Vatandaşlığının Kazanılması, Kanun Yolu İle Kazanma, Tanıma, Vatandaşlığın Kaybı, Vatandaşlıktan Çıkma, Vatandaşlıktan Çıkarılma, Çifte Vatandaşlık, Vatandaşlığın İptali

Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 04-09-2011
Silvers
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Hukuk İlintili Yurttaşlık Eğitimi

Cumhuriyet düzenine geçiş yurttaş eğitimini de bir gereklilik olarak beraberinde getirmiştir. Yasaların yurttaşlara sağladığı “hak ve özgürlük eşitliği” bireysel ve toplumsal düzeyde kendisini istenen düzeyde hissettirememiştir. Eşit hak ve yükümlülükleri olan eşit yurttaş kavramının yaşama geçirilememesinin çok çeşitli nedenleri vardır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, toplumsal cinsiyet rollerinin kadını eşit görmemesi, devlet organlarının baskıcı yöntemlere baş vurması, yurttaşların kültürel düzeyinin düşük olması, din baskısı, toplumun ve ailenin ataerkil yapısı, politikada görev alanların yurttaşa saygı duymaması ve yurttaşlık eğitiminin nitelikli yapılamamış olması bu nedenlerin önemlileri olarak sıralanabilir. Özgür ve eşit yurttaşlar yetiştirmek bu nedenlerin ortadan kaldırılabilme düzeyi ile doğru orantılıdır.
İnsan hakları konusunda çalışan uluslar arası örgütler devletlere eğitim yoluyla yurttaşlara insan haklarını tanıtma yükümlülüğü vermektedir. İnsan hakları ve yurttaşlık eğitimi, her düzeydeki okulun, yaygın eğitim kurumlarının, ailelerin, kitle iletişim araçlarını yönetenlerin, dini kuruluşların ve demokratik kitle örgütlerinin etkin sorumluluk alması gereken bir eğitim alanıdır.
Son yıllarda Türkiye’de de ilköğretimin ilk sınıflarından başlayarak lise son sınıfa kadar devam eden demokrasi ve insan hakları eğitimine yönelik program geliştirme, öğretim materyali hazırlama ve öğretmen eğitimi çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmalardan biri, Umut Vakfı’nın “Yurttaş Olmak İçin...” Projesi, bir diğeri de Milli Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi ile İngiliz Büyükelçiliği Kültür Müsteşarlığı işbirliğinde geliştirilen “Ben İnsanım” İlköğretim İçin İnsan Hakları Eğitimi Dizisi’dir.
Hukuk ilintili yurttaşlık eğitimi yapmada hukukçuların da sorumluluklar yüklenmesi gerekir. Hukuk fakültelerinin üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, sivil toplum kuruluşlarında, yerel yönetimlerde ve okullarda kurulacak “Hukuk Kulüpleri”nde hukuk ilintili yurttaşlık eğitimi yapabilirler. Böylece bir yandan hedef kitleye doğru bilgilendirme hizmeti götürülürken, diğer yandan hukuk fakültesi öğrencisi, öğrendiklerini yaşama geçirmeyi öğrenir. Diğer yandan hukuk eğitimi almakta olan gençlerin çocuklarla ve yetişkinlerle gireceği etkileşim, hukuk dilinin yurttaşlar tarafından anlaşılmasını sağlayacaktır.
Bilinçli yurttaşlar olarak biz, hukuk kurallarını, haklarımızı ve özgürlüklerimizi bilmek ve kullanmak istiyoruz. Hukuk alanına hakim insanlar olarak siz, bize bunları öğretmelisiniz. Nasıl öğretebilirim sorusuna da öğretim konusunda uzmanlaşmış kişilerle birlikte yanıt bulunacaktır. Demokratikleşmeyi hedeflemiş bir toplumda, demokrasi eğitimi yapabilecek kurumlar bu sorumluluktan kaçamazlar.

Cumhuriyet düzenine geçişle birlikte, Osmanlı uyrukluğundan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı konumuna geçen her birey, eşit hak ve yükümlülükleri olan özgür yurttaş statüsü kazanmıştır. Yasaların yurttaşlara sağladığı “hak ve özgürlük eşitliği” bireysel ve toplumsal yaşamda kendisini istenen düzeyde hissettirememiştir. Yasaların sunduğu eşitlik yurttaşlara özümsetilmemiş, Osmanlı’dan gelen geleneksel devlet korkusu Osmanlı dönemindeki kadar keskin olmasa da yurttaşlarda varlığını sürdürmüştür. “İnsanlar geleneksel olarak devletten ürküyor, devlet adına yapılmış beyanlara güvenmiyorsa; devletle arasındaki ilişki, karşılıklı güven ve iş birliği duygusuna dayandırılamıyorsa, yurttaşın kendini öteki tüm yurttaşlarla “eşit olarak algılaması güçleşir” (Aybay. 1998. s.42). Yurttaş devletten bir isteği olduğunda dilekçesini “saygılarımla” sözcüğü ile bitirmek zorundaysa, devlete işinin düşmesinden korkuyorsa, işi düştüğünde tanıdık hatırlı kişi peşinde koşuyorsa eşit hak ve yükümlülükleri olan eşit yurttaş kavramının yasalarda kaldığı, yaşama geçirilemediği düşüncesi akla gelir.
Bu sonucun nedenleri çok boyutludur. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, toplumsal cinsiyet rollerinin kadını eşit görmemesi, devlet organlarının baskıcı yöntemlere baş vurması, yurttaşların kültürel düzeyinin düşük olması, din baskısı, toplumun ve ailenin ataerkil yapısı, politikada görev alanların yurttaşa saygı duymaması ve yurttaşlık eğitiminin nitelikli yapılamamış olması bu nedenlerin önemlileri olarak sıralanabilir.
Eşit yurttaş kavramının içselleştirilemediği toplumlarda birey henüz bireyselleşememiştir. Birey karşılaştığı bir sorunu, aile çevresi, mahalle, hemşehri ilişkileri ve dini cemaatler aracılığı ile çözme yolunu seçer. Bireyselleşememiş insanlardan oluşan toplumu “baba” ya da “bacı” dedikleri bir siyasi lider gelip kurtaracaktır. Siyasetle uğraşanlar da liderlerine kayıtsız şartsız bağlıdırlar. Her şey liderin iki dudağı arasında karara bağlanır. Yükselmelerde liyakat ilkesi yerine kayırma söz konusudur. Bu işlemin eylemcisi de muhatabı da memnundur. Devletten ve yasalardan korkulur, ancak bir sorun yaşandığı zaman da güçlü yakınlar devreye sokulur. Sivil toplum kuruluşu üyesi olmak geniş kitlelerce devlete karşı örgütlenmek imiş gibi algılanır. Yalnızca devletin kabul ettiği ve desteklediği “din” gibi, “devletin ilkelerini korumak” gibi kuruluşlarda görev alınabilir. Gerçek bir sivil toplum kuruluşu üyesi olamamış ve bireyselleşememiş bu kişiler arasında sağlıklı bir toplum dayanışması yaşanamaz.
İnsanlar özgür bir birey olarak kendilerine ve başkalarına karşı duymaları gerekli saygıyı duymazlar. Özgür ve eşit yurttaşlar yetiştirmek yukarıda sıralanan nedenlerin ortadan kaldırılabilme düzeyi ile doğru orantılıdır.
“Yurttaşlık, insanların, karar, değerlendirme, danışma ve icra mekanizmalarına daha fazla katılım iradesi göstermelerini, karşı iktidarlar oluşturmalarını gerektirir” (Bilgin. 1998. s.140). Bu da ancak yurttaşların yurttaşlık bilinci ile geliştirilmesi sonucunda sağlanabilir.
Yurttaşlık, bireye bir dizi hak ve ödevler içeren hukuki bir statü sağlar. Devletin yasaları ile belirlenen yurttaşlık, yalnızca yasal ve anayasal bir kavram değildir. Bireyin yaşadığı toplumun içinde yer alma durumunu ve politik iktidarla ilişki biçimini içerir. Bir başka deyişle yurttaşlık, belirli bir yaşama, düşünme ve inanma biçimine katılmayı içerir. İnsan “belirli bir kültüre (yaşam ve düşünme biçimine) katılımıyla yurttaştır” (Bilgin. 1998. s.147).
Bireysel hak ve özgürlüklerin korunması, bilinçli yurttaşların işidir. Kamusal yaşama insanların katılmaması oligarşiye ortam hazırlar. Kamuoyunun yaratılması, bireylerin bireysel kanaatlerine saygı duyulması sonucunda sağlanabilir. Hakların ve özgürlüklerin korunması ile ilgili yasal düzenlemeler şüphesiz büyük önem taşısa da, asıl çözüm eğitim süreci içinde bireylere insan hakları ve demokrasi eğitimi verilmesi ve yasal düzenlemelerin gereklerinin birey davranışına dönüştürülmesidir. “İnsan hakları eğitimi; insana, gerçek anlamıyla özgür ve ergin ‘yurttaş’ kimliği kazandırmanın; hak ve özgürlüklerinin bilincine varan ve onları kullanmasını, korumasını ve kollamasını bilen yurttaşların etkin olduğu; oluşturdukları örgütlerin kurumsallaştığı demokrasiyi ‘yaşam biçimi’ne dönüştürmenin uzun erimli en temel yoludur” (Gülmez. 1994. s.iiv). İnsan hakları ve demokrasi eğitimi (İHDE) yapmak, uluslar arası toplantılarda kabul edilen metinlerde sözleşmelere taraf olan ya da taraf olmasa da bu sözleşmeleri kabul eden devletler için, yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. İHDE, uluslar arası insan hakları hukukunda ve Milli Eğitim mevzuatında dayanakları bulunmakta aynı zamanda “insan haklarını öğrenme hakkı” olarak yer almaktadır. “Montreal Kongresi Eylem Planı, insan hakları ve demokrasi eğitiminin kendisinin de bir ‘insan hakkı’ olduğunu ilk kez belirtmiştir” (Gülmez. 1994. s.4). Birleşmiş Milletlerin, Avrupa Konseyi’nin ve insan hakları ile ilgili çeşitli uzmanlık örgütlerinin belgelerinde insan hak ve özgürlüklerine saygıyı güçlendirme amacı yer almaktadır. İnsan hak ve özgürlüklerine saygı, bireyler açısından “insan haklarının bilinmesi hakkını”; devlet açısından ise, “eğitim yoluyla insan haklarının yurttaşlarına tanıtması yükümlülüğünü” içerir.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan başlayarak ulusun ve ulus-devletin oluşmasında “vatandaşlık” kurumunun önemli olduğu anlaşılmıştır. Mustafa Kemal’in etkin katılımı ile yazılan “Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” adlı kitabın okutulduğu Malûmat-ı Vataniye dersi öğretim programında yerini almıştır. Yurttaşlığı öğretmeyi amaçlayan bu ders, daha sonra Vatani Malûmat, Yurt Bilgisi, Yurttaşlık Bilgisi adları ile, 1995’ten sonra da İnsan Hakları ve Vatandaşlık Eğitimi adı altında 4-8. Sınıflarda bazen bir saat, bazen iki ya da üç saat olarak okutulmuştur.
Bireye yurttaşlık eğitimi vermeyi amaçlayan bu derslerin içeriği 1995 yılına kadar “insan” değil “yurttaş” ya da “vatandaş”tır. Vatandaş ya da yurttaş kavramı zaman ve mekânla sınırlı kavramlardır. Oysa insan kavramı, zamanla sınırlı olmayan evrensel bir kavramdır. Vatandaş, bir hakkın öznesi değil bir yükümlülüğün sorumlusudur. İyi vatandaş, yurduna karşı görevlerini yerine getiren, gerektiğinde iyi vatandaş olma adına canını da verebilen, başkaları ile savaşabilen kişidir. 1995 yılında hazırlanan programda dersin adının “İnsan Hakları ve Vatandaşlık Eğitimi” olarak değiştirilmesi ile dersin içeriğinin öznesi de bir ölçüde insan olma yolunda bir değişikliğe uğramış gibi görülmektedir. Bu dersin programını ve bu derste okutulmak üzere yazılmış kitapları inceleyen ve değerlendiren çalışmalar (Gülmez, 1994; Gözütok 1999; Gülmez, 2000; Gözütok ve Alper, 2002), programın ve ders kitaplarının evrensel anlamda insan hakları ve demokrasi eğitimi anlayışını yansıtmaktan uzak olduğunu vurgulamaktadır.
Etkili Yurttaşlık Eğitimi Programı, öğrenciler arasında karşılıklı etkileşimi ve öğrenmeyi geliştiren, öğrencilerde katılım yoluyla sorumlu yurttaş davranışları geliştiren yöntem ve stratejilere yer vermelidir. Grup tartışmaları, problem çözme, beyin fırtınası, zihin yürüyüşü, benzetişim, rol oynama, görüş geliştirme, konuşma halkası, istasyon, altı şapkalı düşünme ve oyun dava gibi yöntem ve stratejiler öğrencilerde demokratik davranışlar geliştirme açısından çok önemlidir.
Etkili Yurttaşlık Eğitimi Programı, konuları gerçekçi ve adil bir biçimde ele almalıdır. Yasal ve politik sistemin kusursuzmuş gibi işlenmesi, öğrencilerde dersin uygulanabilirliğinin şüpheli olduğu izlenimi yaratır. Buna karşın eğer yalnızca sistemin başarısız yanları vurgulanırsa, bu da öğrencilerde, sisteme karşı toplumsal değer ve adaleti sağlama açısından güvensizlik yaratacaktır. Etkili bir yurttaşlık eğitimi programı, sistemin olumlu ve olumsuz yönlerini adil ve dengeli bir şekilde sunmalıdır.
Etkili Yurttaşlık Eğitimi Programı, yasal ve politik sistemde çalışan yetişkin kişilerle etkileşime girmeye olanak tanımalıdır. Sınıfa avukat, yargıç, emniyet görevlisi, milletvekili, yerel yöneticiler gibi kaynak kişilerin getirilmesi ya da öğrencinin bu kişilere ulaşarak etkileşimde bulunması öğrencinin yurttaşlık konularına ilgisini arttırır.
Etkili Yurttaşlık Eğitimi Programı, okulda demokratik bir ortam oluşturulan, yöneticilerin destekleri ile güçlendirilen programdır. Destekleyici yöneticiler öğrenci katılımını yüreklendirir, verimli çalışmalarından dolayı öğretmenleri ödüllendirir ve kaynak kişilerden yararlanmayı kolaylaştırıcı önlemler alır.
Etkili Yurttaşlık Eğitimi Programı, öğrencinin bilgi donanımını arttırmış bir şekilde etkili ve sorumlu hareket etme kapasitesini artırmayı hedeflemelidir. Programın temel mantığı öğrencilere ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini öğretmek olmalıdır.
Etkili Yurttaşlık Eğitimi Programı öğrencilere; demokrasinin kurumlarını ve bu kurumların temeli olan ilke ve değerleri benimsetmeli, etkili ve sorumlu yurttaşlık becerilerini geliştirmeli, özel ve kamu yaşamında demokratik süreçleri kullanma anlayışını geliştirmelidir. Etkili yurttaşlık eğitimi bireylere demokrasinin değerlerini, inançlarını ve fikirlerini öğretir. Demokratik kurumların yapısını ve örgütlenmesini, demokrasinin evrimini öğretir. Sivil ve politik hakların korunmasını ve kullanılmasını öğretir. En önemlisi de etkili yurttaşlık eğitimi bireye eleştirel düşünme becerisi kazandırır.
Demokrasiyi öğretmek kolay bir iş değildir. Bir toplumda demokrasinin yaşatılması amaçlanıyorsa, toplumu oluşturan bireylere küçük yaşlardan başlayarak, yaşamın her alanında yaptığı seçimlerde akılcı tercihler yapma, hukuk kurallarının yaşamdaki önemini kavrama, toplumu geliştirmek için ortaklaşa çalışma, siyasi muhaliflere tolerans gösterme, kitle iletişim araçları tarafından verilen bilgileri sorgulama, sosyal ve politik yaşamda etkin katılımcı olma yetileri kazandırılmalıdır. Etkili yurttaşlık eğitimi programları, insan değeri ve insan onuru temeli üzerinde yapılandırılmışsa, bu programların uygulanmasında etkin öğrenci katılımı sağlayan öğretim yöntem ve stratejileri kullanılıyorsa ve öğrencinin bağımsız hareket etmesine, sorumluluk almasına olanak sağlayan okul ortamlarında uygulanabiliyorsa amaçladığı demokratik davranışları gerçekleştirebilir. Otoriter okul ve sınıf ortamları demokrat yurttaşlar yetiştiremez. Demokrasi eğitimi bireyin bulunduğu bütün ortamlarda desteklenmelidir. Öğrenci, okulda öğrendiği değerleri, evde ya da çevrede uygulayabilmelidir. Demokrasi eğitimi, bir süre verilip daha sonra gözardı edilen bir ders gibi görülmemelidir. Yöneticiler ve öğretmenler kendilerini bir model olarak görmeli, öğrencilere demokratik davranışları sergileyerek onlara örnek olmalı, söyledikleri ile yaptıklarının tutarlı olmasına özen göstermelidir.
İnsan hakları konusunda dünyanın birçok ülkesinin katılımı ile uluslar arası kuruluşların çabaları sonucunda ortaya çıkan gelişmeler, yalnızca vatandaşın hak ve sorumluluklarını ve ulusal hukuk bilgilerini insanlara öğretmenin yeterli olmadığını ortaya çıkarmıştır. İnsan hakları eğitimi, evrensel ilkeleri ve uluslar arası hukuk bilgilerini öğretmeyi ve öğrenilenleri yaşama geçirmeyi gerektirmektedir. İnsan hakları eğitiminin odak noktasını yükümlülükler değil, haklar ve özgürlükler oluşturmalıdır.
Çağdaş eğitim sistemlerinde insan hakları ve yurttaşlık eğitimine çok küçük yaşlarda başlanmaktadır. Türk eğitim sisteminde olduğu gibi çocuğun yedinci sınıfa gelmesi beklenmemekte, programlı bir eğitime okul öncesi eğitim kurumlarında başlanmaktadır. Bu gelişme, insan hakları eğitimini yalnızca hakları düzenleyen hukuksal metinlerin öğretilmesi olarak görmeyen bir anlayışın ürünüdür. İnsan haklarının temelinde yatan ve insan haklarını öğrenmenin önkoşulu olan bazı kavramlar sorgulanmadan, içselleştirilmeden insan haklarına ilişkin bilgilere sahip olmanın hiçbir anlam taşımadığı deneyimlerle ortaya konmuştur. Sorumluluk duygusu gelişmemiş bir insanın, katılma haklarını öğrenebilmesi; adalet kavramı üzerinde tartışmamış, adil olan ve adil olmayanı ayırt edememiş bir insanın, insan hakları belgelerinin hemen hepsinde geçen bu kavramı yorumlayabilmesi; empati yetisi geliştirememiş bir insanın, çevresindeki ve başka coğrafyadaki çocuk ölümlerinin insan hakkı ihlâli olduğunu algılayabilmesi ve tepki göstermesi olası değildir. İnsan haklarının temelinde yatan bu kavramların öğrenilmesi, insan haklarının öğrenilmesi kadar önemlidir.
İnsan hakları ve yurttaşlık eğitimi, yalnızca öğretim programında yer alan bir derse ve o ders saati içine sıkıştırılamaz. Ders kapsamı içinde çocuk hakları sözleşmesinin bir maddesini bilmediği için öğretmeni tarafından hakarete uğrayan, hatta dövülen bir çocuk, insan haklarını öğrenemez. Okulda çocuk hakları sözleşmesinin ilgili hükümlerini öğrendikten sonra evde anne babası tarafından hiçe sayılan, sözü dinlenmeyen, aile içinde alınan kararlara katılmayan ya da şiddete uğrayan çocuğun insan hakları eğitimi alması çok güçtür. Tarih ya da matematik dersinde öğretmenin kimseye söz vermediği, soruların yanıtlarını bilmedikleri için öğrencilere hakaret ettiği, okul yönetimi konusunda öğrencileri ilgilendiren kararların alınmasında çocukların dışlandığı bir okulda insan hakları eğitiminden söz etmek olası değildir.
İnsan hakları ve yurttaşlık eğitimi, insan hak ve özgürlüklerini ezberlemek ve sınavlarda sorulduğu zaman söylemek ya da yazmak demek değildir. Uzun yıllar bu yöntemle öğretip bu yöntemle ölçerek yapılmaya çalışılan eğitimin başarılı sonuçlar vermediği görülmektedir. İnsan hakları konusunda ortaya çıkan gelişmeler, öğretim yöntemleri açısından da ciddi değişiklikler yapılması gereğini ortaya koymuştur. Anlatım yöntemi ile sınırlandırılmış bir öğretim ve ezbere dayalı ölçme, insanı yok sayan anlayışı ile insan haklarına aykırıdır. İnsan hakları; öğreneni sürece katan, bireyin öğrendiklerinin yaşamla bağlantısını kuran, sorun çözme ve karar verme becerisi geliştiren yöntemlerle öğretildiği zaman ancak yaşama geçirilebilir.
İnsan hakları ve yurttaşlık eğitimi, her düzeydeki okulun, yaygın eğitim kurumlarının, ailelerin, kitle iletişim araçlarını yönetenlerin, dini kuruluşların ve demokratik kitle örgütlerinin etkin sorumluluk alması gereken bir eğitim alanıdır.
Son yıllarda Türkiye’de de ilköğretimin ilk sınıflarından başlayarak lise son sınıfa kadar devam eden demokrasi ve insan hakları eğitimine yönelik program geliştirme, öğretim materyali hazırlama ve öğretmen eğitimi çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmalardan biri, Umut Vakfı’nın “Yurttaş Olmak İçin... Projesi”dir. Bu proje kapsamında ilköğretim 7-8. sınıf öğretim programında yer alan Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi dersi için öğretmen el kitabı ve öğrenci kitabı hazırlanmış, eğitici eğitimleri yapılmış, deneme uygulamalarından elde edilen veriler doğrultusunda “Yurttaş Olmak İçin...” kitapları geliştirilmiştir. Bu kitapların hazırlanması için alanları sosyal psikoloji, hukuk, hukuk eğitimi ve program geliştirme olan altı kişilik öğretim elemanı grubu, insan hakları eğitimi ve materyal hazırlama konularında eğitimden geçirilmiştir. 1998 yılında basılıp hizmete sunulan kitaplarla ilgili olarak gelen olumlu dönütler, yazarlar grubunu yüreklendirmiştir.
İnsan hakları eğitiminin küçük yaşlardan başlaması gerektiğine inanan yazarlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi ile İngiliz Büyükelçiliği Kültür Müsteşarlığı (The British Council) işbirliğinde geliştirdikleri bir proje kapsamında “Ben İnsanım” İlköğretim İçin İnsan Hakları Eğitimi Dizisi’ni hazırlamışlardır. İlköğretimin ilk altı sınıfı için hazırlanan kitaplar, öğrenci ve öğretmen kitapları olarak oluşturulmuştur.
Hukuk ilintili yurttaşlık eğitimi yapmada hukukçuların da sorumluluklar yüklenmesi gerekir. Hukuk fakültelerinin üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, sivil toplum kuruluşlarında (STK), yerel yönetimlerde ve okullarda kurulacak “Hukuk Kulüpleri”nde hukuk ilintili yurttaşlık eğitimi yapabilirler. Böylece bir yandan hedef kitleye doğru bilgilendirme hizmeti götürülürken, diğer yandan hukuk fakültesi öğrencisi, öğrendiklerini yaşama geçirmeyi öğrenir. Öğretmen eğitiminde yer alan zorunlu staj programları bir yandan öğretmen adaylarına deneyim kazandırırken diğer yandan yeni bilgilerin okullara geçişine olanak sağlar. Hukuk fakültesi programlarına da okullarda/STK’larda çocukların ve yetişkinlerin hukuk ile tanışmalarını ve kaynaşmalarını, diğer yandan genç hukukçu adayının bilgilerini uygulamaya koymasını sağlayacaktır. Öğrencilerde yurttaşlık bilinci geliştirmekle sorumlu tutulan öğretmenler hukuk eğitimi almamış kişilerdir. Bu nedenle hukuk, öğretmene yabancı ve uzak bir kavramdır. Öğretmenlerin hukuk eğitiminde de genç hukukçulardan yararlanmak her iki taraf için yararlı sonuçlar verecektir.
Tıp ve hukuk gibi, aslında yaşamın çok içinde, insanın doğmadan önce muhatap olduğu alanlar, sanki insanla doğrudan ilişkili değilmiş gibi kendine özgü bir dil geliştirmiştir. Sağlığımızla ilgili bir raporu okuduğumuzda, hastalığımızın özelliklerini ya da medenî yasanın bize sağladıklarını anlamak istediğimizde, anlayacağımız bir dille yazılmış kaynak bulamayız. Bu alanlar “Anlaşılamamanın Yüksek Statüsü”ne sahiptir. Sıradan yurttaşlar bu dili anlamazlar, bu dili konuşanlar da yurttaşa ulaşmazlar. İnsanı doğrudan ilgilendiren bu alanlarda yurttaşın anlayabileceği kadar bile olsa ortak bir dil geliştirme, bu konuların anlaşılabilmesi için çok önemlidir. Ortak kaygılar ancak ortak dil ile çözülebilir. İnsanların uyması için oluşturulan yasalar, kullanmaları için tanınmış hak ve özgürlükleri belirten metinler öyle bir dille yazılmıştır ki, üst düzeyde eğitim almış birinin bile anlaması ve yorumlaması neredeyse olanaksızdır. Hukuk eğitimi almakta olan gençlerin çocuklarla ve yetişkinlerle gireceği etkileşim, hukuk dilinin yurttaşlar tarafından anlaşılmasını sağlayacaktır.
Bilinçli yurttaşlar olarak biz, hukuk kurallarını, haklarımızı ve özgürlüklerimizi bilmek ve bunun sonucu olarak da kullanmak istiyoruz. Hukuk alanına hakim insanlar olarak siz, bize bunları öğretmelisiniz. Nasıl öğretebilirim sorusuna da öğretim konusunda uzmanlaşmış kişilerle birlikte yanıt bulunacaktır. Arasında 50 metre mesafe bulunan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Fakültesi öğretim elemanları bilgi ve deneyimlerini birleştirerek bu soruna çözüm yolu bulabilirler. Her yurttaşın yurttaşlık eğitimi bu iki köklü kuruluşun çabaları ile istenen düzeye getirilebilir. Demokratikleşmeyi hedeflemiş bir toplumda, demokrasi eğitimi yapabilecek kurumlar bu sorumluluktan kaçamazlar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye'de Hukuk Öğretimi firat7278 Hukuk Eğitimi 0 04-08-2011 05:25 PM
Hukuk Eğitimine Genel Bakış firat7278 Hukuk Eğitimi 0 04-08-2011 05:24 PM
Hukuk Öğretimi ve Hukukçu Eğitimine Bakış Sorunlar ve Çözüm Önerileri firat7278 Hukuk Eğitimi 0 04-08-2011 05:20 PM
Ülkemizde Hukukun Vicdan ve Ahlak Sorunu HolyBomb Hukuk Makaleleri 0 04-02-2011 10:43 AM
Hukuk Hakkında Bilgi YasiN Hukuk Eğitimi 0 02-27-2011 02:41 PM


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:34 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.